Connect with us

Hollywood

Ed Wood (1994) – Hayalin Peşinde

Yayın tarihi:

-

Sinema tarihinin en kötü yönetmenlerinden biri kabul edilen Edward Davis Wood Junior’ın (Johnny Depp) hayatını konu alan filmin yönetmenlik koltuğunda Tim Burton oturuyor. Sıradışı yapımlarıyla kalbimizde ayrı bir yer edinen Tim Burton’ın bana göre en iyi yapımı olduğunu düşündüğüm film; tarihin en kötü yönetmenlerinden birinin biyografisinin komik yönleri dışında arkadaşlık, başarma arzusu ve tutku konularının da adeta karmaşık bir draması.

“Herkes kolayca çöker, önemli olan direnebilmektir.”

 

Ed Wood, sevgilisi Dolores Fuller (Sarah Jessica Parker) ile Kaliforniya’da yaşayan genç ‘girişimci’ bir film yapımcısıdır. İşinde başarıyı sağlayamadığı için maddi durumu iyi değildir ve yeni projeleri için de elinde çok az miktarda birikim vardır. Kız arkadaşı Dolores de kendisi gibi tutunamayan, başarısız bir aktristir. Çevresi de pek farklı olmayan Ed Wood para biriktirebilmek için istemediği filmleri yönetir ve en sonunda istediği filmleri çekebilmek için eline küçük bir fırsat geçer lakin hangi filme el atarsa atsın sadece seyirciler tarafından değil, filmin yapımcıları tarafından bile dalga geçilir. Başına gelen bunca kötü olaya rağmen Ed Wood’un en önemli özellikleri idealist ve optimist bir insan olmasıdır ve bu onu durmadan yeni film çekmeye iter. Genç yaşta başarılı filmler yöneterek ün kazanmış Orson Welles gibi bir yönetmen olmak isteyen Ed Wood, eline geçen belki de en büyük fırsatlardan birini Glen or Glenda’yı çekerek harcar. Konusu kadın veya erkek olmaya karar veremeyen ; insan doğasının cinsiyetsizliği (ikililiği) , zihindeki cinsel kimlik değişimleri olan ve kendi yaşamından esinlenerek çektiği bu film çoğu kişi tarafından beğenilmez ve başarısız bulunur. Eline geçen fırsatı bu şekilde harcayan, doğası gereği saçma bir çalışma etiği ve düşündüklerini aktaramama “yeteneği” olan Ed Wood’a göre ise film çok başarılıdır. ( “Güzelliği görmek her zaman mümkün değil. Bakmasını bilmek gerek.” demiş Cahit Zarifoğlu) Başrolünde kendisini oynatan Ed Wood, hep kız çocuğu olmasını istemiş annesi tarafından 12 yaşına kadar kız çocukları gibi giydirilmiş ve sonrasında kendi yaşantısında da kadın kıyafetleri giymeyi seven, hatta en sevdiği hobi olarak kız arkadaşının angora kazaklarını giymek olduğunu sevgilisine de belirten bir insandır ve erkeklerin kadın kıyafeti giymesinin absurd bir durum olmadığı düşüncesini benimsemiştir. Karşı cinse özenen bir heteroseksüel olan Ed Wood, kadınlar gibi giyinmekten toplum içinde de asla çekinmeyen bir kişidir. Glen ve Glenda’da kadınlardan hoşlanan ama kadın kıyafeti giymeyi seven bir erkeği, yani kendisini oynamış olan Ed Wood sonrasında Bride of the Monster ve Plan 9 from Outer Space gibi sinema tarihinin en kötü filmleri kabul edilen ve bundan dolayı kültleşmiş filmleri çekmiş ve efsaneler arasına adını yazdırmıştır.

Filmi başarılı kılan durumlardan biri Johnny Depp’in Ed Wood’un yaşamını trajikomik yansıtabilmiş olmasıdır. Yaşamı; idealleri ve arzuları doğrultusunda şekillenmiş Ed Wood’un başarısızlığından başarılı bir iş çıkarmakla kalmayan Johnny Depp, seyirciyi de kendisine yakın hissettirerek hikayenin bir parçası yapabilmiş. Sevdiği işi yapan ve eninde sonunda başaracağına inanan fakat onlarca film çekmesine rağmen asla başaramayan ve tarihe tersten geçen bu komik ve inatçı genç adamın hayatı seyircilere komedi ve drama unsurlarını eş zamanlı olarak verebilmiştir. Yurttaş Kane, Bitmeyen Balayı gibi başyapıtların yönetmeni Orson Welles gibi filmler çekebileceğini düşünüp hayaller kuran Ed Wood’un karakteri eğlenceli ve hayalperest olmasının yanında aynı zamanda da vefakardır. Parlak oyunculuk yıllarını geçmişte bırakmış Bela Lugosi gibi aktörlerle arkadaşlık bağı kuran Ed Wood, defalarca başarısız olmasına rağmen dostlarına sıkı sıkıya bağlıdır. Wood Jr, umudunu asla kaybetmez ve arkadaşlarına da kaybettirmek istemez.

 

Filmde Bela Lugosi’yi canlandıran Martin Landau da filmi değerli kılan bir başka önemli durumdur. Zaman zaman başrolü unutturan bu rol, Martin Landau’ya En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Akademi Ödülü’nü kazandırmıştır. Bill Murray (Bunny Breckinridge) ve Vincent D’onofrio’nun (Orson Welles) başarılı oyunculuklarını da unutmak olmaz ama eskiden canlandırdığı vampir karakteriyle zamanında korku ikonu olmuş olan Bela Lugosi’nin zavallı yaşamı ve Ed Wood’un arkadaşlığı filme en çok değer katan olayların başında gelmektedir. Hayranı olduğu fakat elden ayaktan düşmüş, uyuşturucu bağımlısı ve herkesin öldüğünü düşündüğü Bela Lugosi ile tanışma fırsatı bulan Edward için bu çok şanslı bir karşılaşmadır. Artık zavallı bir hayat süren eski bir Hollywood aktörünün elinden imkanlar el verdiği için tutabilen ve zamanla yalnızlığa terkedilmiş bir adamın tek dostuna dönüşen Edward’ın arkadaşlığı, filmdeki komedi havasına inanılmaz bir hüzün serpiyor. Plan 9 from Outer Space filmi çekilerken hayata veda eden Bela Lugosi’nin filme konulan çiçek kopardığı sahne mükemmel ötesidir. Bu sahneleri ölümsüzleştirmeye yardımcı olan müzikleri de daha çok Yüzüklerin Efendisi’nden bildiğimiz bestekar Howard Shore yapmıştır.

Ed Wood, seyircileri hem eğlendiren hem de üzen bir sinema sevdasını anlatan bir başyapıttır. Kendi hayatındaki normal olan bazı şeyleri; hayalgücünde yatan bilimkurguyu seyircilere aktardığı için milyonlar tarafından dalga geçilmiş ve parasız kalmış ama pes etmemiş bir adamın hayatını anlatan bir yapımdır. Edward Davis Wood Junior’ın biyografisini anlatan Ed Wood (1994) ,bir yönetmenin ne denli başarısız filmler yapmış olsa da işine duyduğu sevgi ve tutku; seyircilere insanın mutlu olduğu işi yapabiliyor olmasının ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Önemli olanın yaptığınız işin başarılı veya başarısız olması değil, kendi hayallerinizi gerçekleştirip gerçekleştiremediğinizdir. Tim Burton’ın Ed Wood hayranlığını onun filmini çekip, farklı yönlerini ve tutkusunu açığa çıkartarak onore etmesi, sinema dünyasında yapılabilecek en hoş jesttir. Bana göre Tim Burton’ın en başarılı filmi olan Ed Wood, sinema tarihinin en kötü yönetmenlerinden biri hatta en kötüsü kabul edilen bu adamı ölümsüzleştirmeyi, hayatına anlam katmayı başarmıştır. Sinemanın en kötüsü ve en iyilerinden birisinin, yani Orson Welles ile karşılaştığı sahnede duyduğu cümleler üzerine tekrar umuda kapılan Ed Wood, aslında filmde verilmek istenen ve hepimizin benimsemesi gerektiği mottonun kendisidir: Vizyon, uğruna mücadele etmeye değer bir olgudur, neden hayatlarımızı başkaları hayallerini yaşasın diye harcayalım ki?

Ozan Kaan Üreten

Okumaya Devam Edin

Hollywood

TENET 26 AĞUSTOS’ta Türkçe Altyazılı, Türkçe Dublaj ve IMAX® Seçenekleriyle Sinemalarda!

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Christopher Nolan imzalı yeni orijinal bilimkurgu-aksiyon “Tenet”ın başrolünde John David Washington yer alıyor.

Kahramanın sahip olduğu tek silah bir kelimedir: Tenet. Tüm dünyanın ayakta kalabilmesi için mücadele eden Kahraman, uluslararası casusluğun alacakaranlık dünyasında seyahat ederken üstlendiği görev onu gerçek zamanın ötesine götürecektir.

Zaman yolculuğu değildir bu. Evirtmedir.

“Tenet”ın uluslararası kadrosunda John David Washington’a Robert Pattinson, Elizabeth Debicki, Dimple Kapadia, Martin Donovan, Fiona Dourif, Yuri Kolokolnikov, Himesh Patel, Clémence Poésy, Aaron Taylor-Johnson’ın yanı sıra, Michael Caine ve Kenneth Branagh eşlik ediyor.

Nolan yazıp yönettiği filmin hikayesini perdeye taşımak için IMAX® ile 70mm tekniklerinden yararlandı. “Tenet”ın yapımcılığını Emma Thomas ve Nolan; yönetici yapımcılığını ise Thomas Hayslip üstlendi.

Nolan’ın kamera arkası ekibini oluşturan isimler şöyle: Görüntü yönetiminde Hoyte van Hoytema, yapım tasarımında Nathan Crowley, kurguda Jennifer Lame ve kostüm tasarımında Jeffrey Kurland. Görsel efektler amirliğini Andrew Jackson’ın, özel efektler amirliğini ise Scott Fisher’ın gerçekleştirdiği filmin müziği Ludwig Göransson imzasını taşıyor.

“Tenet”ın çekimleri yedi ülkeye yayıldı.

Okumaya Devam Edin

Haberler

Jumanji: The Next Level 13 Aralık’ta Türkçe Dublaj, 3D ve IMAX 3D Seçenekleriyle Sinemalarda!

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Yeni yılın gelmesine sayılı günler kala, Jumanji:Yeni Seviye/Jumanji:The Next Level filminin 13 Aralık 2019 tarihinde sinemalara gösterilecek olmasıyla oyun yeniden başlıyor.

Jumanji:Yeni Seviye/Jumanji:The Next Level bir önceki film olan Jumanji: Vahşi Orman/Jumanji:Welcome to the Jungle filminde geçen maceralarının ardından hayatta kalmayı başarmış dört genci bir araya getiriyor. Bu dört genç tatil döneminde üniversitelerinden New Hampshire Brantford’daki evlerine dönerler. Şimdi artık üniversiteli olan bu gençler kendi hayatlarında da yeni bir döneme girmeye çalışırlar. Spencer’in oyuna tekrar girmek zorunda kalmasının ardından Martha, Fridge ve Bethany yeniden bir araya gelirler ve Spencer’ı eve geri döndürebilmek için bir kurtarma görevi için Jumanji dünyasına girmek zorunda kalırlar.

Oyun artık bozulmuştur ve oyunculara karşı savaşmaktadır. Karakterlerin Jumanji hakkında bildikleri her şey değişmek üzeredir. Artık bu oyun sadece bir ormandan ibaret değildir, oyun daha büyük ve daha tehlikeli bir hale gelmiş ve üstesinden gelinmesi gereken korkunç engeller vardır. Bu filmde herşey olabilir yani bu büyük maceranın, inanılmaz görsel efektlerin ve destansı mekanların yanında hiç umulmadık şeylerle karşılaşmayı da bekleyin.

Filmin avatar (karakterlerin oyundaki görüntüleri) takımında, Dr. Smolder Bravestone rolünde Dwayne Johnson, Dr. Shelley Oberon rolünde Jack Black, Mouse Finbar rolünde Kevin Hart, Ruby Roundhouse rolünde Karen Gillan ve Seaplane rolünde Nick Jonas’ı görüyoruz. Ayrıca Filme yeni katılan oyuncularda, Milo rolünde Danny Glover, Büyükbaba Eddie rolünde Danny DeVito ve yeni avatar Ming rolünde Awkwafina’yı izliyoruz. Ancak hiçbir şey göründüğü gibi değildir ve kahramanlarımız oyundaki değişiklikler ile baş edebilmek için ve oyundan sağ olarak çıkıp Spencer’ı eve sağ salim getirebilmek için sahip oldukları güçlerinden destek almak zorundadırlar ve bunu da oyun hepsinin sonunu getirmeden önce yapmalıdırlar.

Columbia Pictures bir Matt Tolmach /Seven Bucks /Detective Agency yapımını sunar. Bir Kasdan filmi olan Jumanji: Yeni Seviye/Jumanji:The Next Level’da başrollerde, Dwayne Johnson, Jack Black, Kevin Hart, Karen Gillan, Nick Jonas ,Awkwafina, Alex Wolff, Morgan Turner, Ser’Darius Blain, Madison Iseman, Danny Glover ve Danny DeVito yer alıyorlar. Muzik düzenlemesinde Manis Ravel ve Tom Wolfe bulunuyor. Film müziği ise Henry Jackman tarafından yapıldı. Kostüm tasarımcısı Louise Mingenbach’tır. Editörler; Mark Helfrich ACE, Steve Edwards,Tara Timpone ACE, tarafından yapıldı. Yapım tasarımcısı Bill Brzeski. Filmin görüntü yönetmenliğini Gyula Pados HDC yaptı. Filmin yönetici yapımcılığını David Householter, Melvin Mar, Scott Rosenberg, Jeff Pinker, William Teitler,Ted Field ve Mike Weber üstlendiler. Film, Chris Van Allsburg’un yazdığı Jumanji adlı kitaptan uyarlanmıştır. Senaryosunu Jake Kasdan, Jeff Pinker ve Scott Resenberg yazdı. Matt Tolmach, Jake Kasdan, Dwayne Johnson, Dany Garcia ve Hiram Garcia filmin yapımcılığını üstlendiler. Filmin yönetmeni Jake Kasdan’dır.

Okumaya Devam Edin

Dosyalar

The Irishman’de İzleyeceğimiz Karakterleri Tanıyalım

Yayın tarihi:

-

Goodfellas (1990), Casino (1995), The Departed (2006) ve The Wolf of Wall Street (2013) gibi gangster/suç filmleri ile bu türün en iyi örneklerini vermiş olan usta yönetmen Martin Scorsese’nin yine bu filmleriyle aynı kulvarda olan son filmi The Irishman (2019) 57. New York Film Festivali’nde ilk kez görücüye çıktı. Film seyirciler ve sinema yazarlarından övgü dolu geri dönüşler aldı. Oyuncu kadrosunda Al Pacino, Robert De Niro, Joe Pesci ve Harvey Keitel gibi usta oyuncuların yer aldığı filmde ABD tarihinin çözülememiş en büyük gizemlerinden biri olan efsanevi sendika başkanı Jimmy Hoffa’nın ortadan kaybolma hikayesini izleyeceğiz. 1 Kasım 2019’da belirli sinemalarda gösterime girecek olan film aynı zamanda 27 Kasım’da da Netflix’te yayınlanacak. The Irishman’i izleyeceğimiz günü iple çekerken gelin filmde izleyeceğimiz karakterlere yakından göz atalım.

Jimmy Hoffa (Al Pacino)

ABD’nin en büyük sendikasının (kamyon şoförleri sendikası) lideri. Mafya ile sıkı ilişki içerisinde ve sendikanın parasal gücünü yasadışı yollarda kullanması ile gündemde olan biri. En son 1975 yılında bir otoparkta mafya liderleri ile buluşma öncesi görülmüş ve sonrasında kendisinden bir daha haber alınamamış.

Frank Sheeran (Robert De Niro)

Lakabı ”İrlandalı”. II. Dünya Savaşı sırasında ABD ordusunda, Avrupa’nın pek çok bölgesinde savaşmış bir savaş suçlusu. Ordudan ayrıldıktan sonra Bufalino suç ailesine katılmış ve mafya tetikçisi olmuş. Aynı zamanda da sendika çalışanı. Jimmy Hoffa’nın sendikasındaki piş işlerde başı çekiyor. Jimmy Hoffa cinayetinin (?) de baş aktörü.

Russell Bufalino (Joe Pesci)

Bufalino suç ailesinin lideri. Sicilya doğumlu. Cosa Nostra’nın içinde önemli bir yere sahip. Frank Sheeran ile yakın ilişkide olması ile birlikte Jimmy Hoffa’nın ortadan kaybolması olayının da baş şüphelilerinden.

Angelo Bruno (Harvey Keitel)

Philadelphia suç ailesinin lideri. Sicilya doğumlu. Frank Sheeran ile yakın ilişkileri bulunan Angelo Bruno uzlaşmacı kişiliğinden dolayı mafya içerisinde “Nazik Don” olarak anılırmış.

Chuckie O’Brien (Jesse Plemons)

Jimmy Hoffa’nın üvey oğlu. Hoffa’nın ortadan kaybolması olayının şüphelilerinden biri. Chuckie O’Brien aynı zamanda The Godfather (1972) filmindeki Tom Hagen karakterine de ilham olmuş.

Peggy Sheeran (Anna Paquin)

Frank Sheeran’ın kızı. Aynı zamanda Jimmy Hoffa’nın tutkun olduğu kadın.

Felix DiTullio (Bobby Cannavale)

Lakabı ”Skinny Razor”. Yeni mafya üyelerini yetiştirmek için kurulan “Friendly Lounge” isimli barın işletmecisi. Aynı zamanda mafya suikastçisi.

Bill Bufalino (Ray Romano)

Lakabı ”Mafya Avukatı”. Aynı zamanda Jimmy Hoffa’nın sendikasının da avukatlığını yapmış. Hoffa ile yakın ilişki içerisinde olmasının yanında ayrıca Bufalino suç ailesinin de üyesi.

Anthony Provenzano (Stephen Graham)

Genovese suç ailesinin önemli aktörlerinden. Aynı zamanda Jimmy Hoffa’nın başkanı olduğu sendikanın da başkan yardımcısı.

Anthony Salerno (Domenick Lombardozzi)

Genevose suç ailesinin en önemli isimlerinden biri. Lakabı ”Şişko Tony”.

Joseph Gallo (Sebastian Maniscalco)

Colombo suç ailesinin üyesi. Mafya içerisinde ”Çılgın Joe” olarak ünlenmiş.

Okumaya Devam Edin

Facebook Sayfamızı Beğenin

Facebook Pagelike Widget

Twitter’dan takip edin!


Kaynak göstermeden alıntı yapılamaz. Tüm hakları saklıdır, https://sinematopya.com , 2019.

Trending