Connect with us

El Futuro Perfecto (Miş’li Gelecek Zaman)

Yayın tarihi:

-

!f İstanbul’un keş!f bölümünde seyirci ile buluşan The Future Perfect filmi, Alman kadın yönetmen Nele Wohlatz’ın bir durum hikayesinden yola çıkarak senaryolaştırılmış ve festival filmlerine yakışan sâde bir anlatısı ile göz dolduran bir “ilk film” özelliği taşıyor. Arjantin’de yaşayan Wohlatz, Arjantin’e göç etmiş işçilerin yaşamlarına, yalnızlıklarına kucak açıp, seyirciyi yormadan ve oldukça başarılı planlarla filmin seyirliğine minimal bakış açıları sunarak amacına ulaşmışa benziyor. Locarno Film Festivalinde En İyi İlk Film ödülüne layık görülen çalışmada, karakterimiz Xiaobin, 17 yaşında genç bir kadındır. Xiaobin’in Çin’den Arjantin’e ailesinin yanına varış sürecinden sonra gelişen hikayesinde bir yabancının en büyük sıkıntısını oluşturan “dil” sorunu ele alınıyor. Xiaobin’in Arjantin’deki yalnızlığı, yönetmenin minimal kadrajında sâde bir biçimde ilerlerken, karakterimizin İspanyolca öğrenmeye çalışırken diğer yabancılarla birlikte bu eğitime tâbi tutulması Çinlilerin Arjantinlileşme evresindeki değişimlerini de masaya yatırıyor.

65 dakikalık uzun-metraj sınırlarını zorlayan film, yarı belgesel izleri de taşımaktadır. Özgün bir aktarım dili amaçlamaya çalışmış yönetmen, filmin minimalist çizgisinde tiyatral ilerleyişle dünya sinemasından örnek verebileceğimiz Godard ve Jarmusch tarzını da akıllara getiriyor. Film, bireyin hiç tanımadığı bir ülkeye giderek yabancısı olduğu bu yeni dünyaya alışma sürecini anlatırken, özellikle dil kursundaki “öğrenim süreci” eğitici bir film seyirliğini de oluşturuyor. The Future Perfect, dilin insan ilişkileri üzerinde ne denli önemli olduğunu vurgularken uygar insanın yenilenme sürecini de dil kavramına tutunarak çerçevesine alıyor. Xiaobin, Beatriz ismini İspanyolca kursundaki arkadaşlarından alarak bu yeni yaşamında her geçen gün yeni bir şeyler keşfedecek ve sıkılgan ruhunu törpüleyici yeni insanlar tanıyacaktır. Ailesiyle arasındaki uzak bağın izlerini gördüğümüz Xiaobin, ailesinden gizli çalıştığı işlerde para biriktirip dil kursuna giderken “dil” öğrenme çabasındaki azmine de hayran kalıyoruz. Filmin sade ilerleyişinde Xiaobin, bir süper markette çalıştığı herhangi bir günde onun gibi dünyanın öteki ucundan (Hindistan) gelmiş Vijay ile tanışması filmin olay örgüsünü oluşturur. Genç Hintli Vijay’ın amacı evlenecek bir kadın bulup derhal yurduna dönmektir ki Xiaobin ile daha ikinci buluşmasında gittikleri sinemada Xiaobin’e evlenme teklifi edecek kadar da aceleci bir karaktere sahiptir. Xiaobin ise hiç tanımadığı, nerde yaşadığını dahi bilmediği bu gence güvenemez ve evlenme teklifini kabul etmez. Xiaobin ile ona aşık olan Hintli Vijay’ın durduğu yer mühim. İkisi de yurtlarına oldukça uzakta ve Arjantin’in dünyasına adapte olmaya çalışırken aslında yapayalnızlar. Yabancı bir ülkede birbirlerini anlayabilmesi son derece olağan olan bu iki yabancının kesiştiği yol, aslında yabancı olmalarının farkındalığı ve birbirlerini daha iyi anlayabilecekleri bir gidişatın portresini çiziyor. Lakin Xiaobin’in bir ilişkiye hatta evlenmeye hazır olmadığını gördüğümüz hikayede olup bitenlere duygularıyla değil mantığıyla son derece realist bakması ve aklına yatmayan bir şeyi kesinlikle kabul etmemesiyle Xiaobin’in çetin bir karakter olduğunu da belirtebiliriz. Tamamıyla doğal oyunculukların izini gördüğümüz filmdeki oyuncuların gerçekten de Arjantin’e göç etmiş işçilerden oluşması filmin yarı-belgesel anlatısını da güçlendiriyor.

“Bence Xiaobin hiç korkmadan yeniliğe kucak açıyor. Çok çabuk sıkılan bir insan, ama yeni bir şey, her ne olursa olsun, hemen onun ilgisini uyandırıyor.” -Nele Wohlatz

Filmin adını oluşturan –miş’li gelecek zaman kavramına vardığımızda ise karşımıza Godardvâri bir epik tiyatro aktarımı çıkıyor. -Miş’li Gelecek Zaman, Xiaobin’in zihninde, gelecekte olması muhtemel olayların soru-cevap kısmında İspanyolca kursundaki hocanın sadece sesini işittiğimiz sorularında sonuca bağlanıyor. Hocanın, Xiaobin’e -Miş’li Gelecek Zaman kavramını öğretmeye çalışırken kullandığı taktik oldukça eğitici ve önemli bir iz taşıyor. İspanyolca hocası, öncelikle Xiaobin’e, ailesinin karşı çıkacağı yabancı biriyle evlenmesi sonrasında yaşanması muhtemel olayları -miş’li gelecek zaman kavramını kullanarak anlatmasını ister. Sonraki soruda ise ailesinin istediği biriyle evlenmesi sonrasında yine gelişmesi muhtemel olayları sorar. O sırada sinematik işleyiş bizi Xiaobin’in zihninde kurguladığı -miş’li gelecek zamanlara götürür ve hep beraber Xiaobin’ın kötümser ve kötü sonla biten -miş’li gelecek zamanlarına tanıklık ederiz. Brechtyen epik tiyatro örneğine rastladığımız bu sahnelerdeki absürtlük karakterimizin kafa karışıklığına paralel olarak işlenirken ortaya çıkan, başarılı bir dramatik durum hikayesini de süzgeçten geçiriyoruz. Filmin final sahnesine gelirken kullanılan kedi metaforuna geldiğimizde ise filmin alt-metnine tebessüm ediyoruz. Xiaobin, ormanlık bir alanda kurduğu tuzakla bir kedi yakalar. Kapana kısılmış kedi, aslında Xiaobin’in bire-bir yansımasını oluşturmaktadır. Nasıl ki kedi tuzağa düşmüş ve kapana kısılmışsa, Xiaobin de Arjantin’de yalnız başına kalmış ve kapana kısılmış yorumunda bulunabiliriz. Velhasıl, yönetmen akıllarda kalacak bu açık-uçlu final sahnesiyle seyirciyi düşündürürken, amacına ulaşmış olmasındaki gönül rahatlığını hissedip kendimizi bulabiliyoruz.

Okumaya Devam Edin
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rüya gibi filmler Kundura Sinema’da!

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Kundura Sinema’nın çevrimiçi izleme platformu Kundurama‘nın yeni seçkisi “Rüyanın Öte Yakası” yayında! 

New York merkezli bağımsız ve deneysel film platformu Kinescope’un kurucusu ve sinema yazarı Pawel Wieszczecinski’nin küratörlüğünde hazırlanan seçkide, izleyicinin hafızasını, zihnini ve duygularını harekete geçirmeye hazır ikisi kısa 3 film gösterilecek.

İngiliz sanatçı ve yönetmen ikili Daniel & Clara’nın 2019 yapımı belgeselleri “Notes From A Journey / Bir Yolculuktan Notlar” yalnızca görsel değil işitsel olarak da duyularımızı açmaya davet ederken; Berlin ve Cannes festivallerinin geleceğin yönetmenleri arasında gösterip desteklediği Hindistanlı genç yönetmen Payal Kapadia’nın rüyalardan ve efsanelerden beslenen ödüllü kısa filmleri de izleyiciyi geçmiş zaman masallarını andıran ruhani bir dünyanın içine çekecek.

“Rüyanın Öte Yakası” seçkisi 19 Temmuz’a dek Kundurama‘da Türkçe altyazılı ve ücretsiz izlenebilecek.

 

Okumaya Devam Edin

“Karanlık Kutunun Doğu Serüveni” Desteğinizi Bekliyor

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Prodüksiyonunu Kinema Film’in, senaristliğini ve yönetmenliğini Nihan Belgin’in üstlendiği “Karanlık Kutunun Doğu Serüveni” adlı dokü-dramanın önümüzdeki aylarda çekimlerine başlanması planlanıyor. Ön hazırlık çalışmaları yaklaşık 2 yıldır devam eden proje, Dünya’da çekilen ilk fotoğrafın izini sürerek fotoğrafın icadı ve günümüzdeki fotoğraf çılgınlığını farklı perspektiflerden anlatacak sinematografik bir anlatı olacak. Tarihteki ilk fotoğrafın çekilme anı gibi sahnelerle tarihi atmosferi yeniden canlandıracak belgesel filmde ayrıca İstanbul ve Doğu’ya dair onlarca arşiv fotoğrafı yer alacak. Filmin dış ses anlatımı ise Türkiye’nin en özel seslerinden aktör Metin Belgin yapacak.

Proje ekibi, Fongogo’da oluşturduğu kampanya sayfasıyla da izleyicilerini projenin bir parçası olmaya davet ediyor. Bütçesinin bir kısmını kitlesel fonlama yöntemiyle elde etmeyi planlayan proje, verilen destekler karşılığında destekçilerine çeşitli ödüller de sunuyor. Bağımsız sinemanın yanında olan sanatseverlerin desteğiyle hayat bulacak projenin kampanya sayfası 60 gün boyunca desteklere açık olacak.

Projeyle ilgili tüm detayların yer aldığı Fongogo kampanya sayfasına bu linkten ulaşabilirsiniz:

https://fongogo.com/Project/karanlik-kutunun-dogu-seruveni

KÜNYE
Senarist-Yönetmen: Nihan Belgin
Yapımcı: Umut Beşkırma
Görüntü Yönetmeni: Hakan Körezli
Dış Ses: Metin Belgin

www.kinemafilm.com.tr

Okumaya Devam Edin

53. Siyad Ödülleri Sahiplerini Buldu

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) üyelerinin oylarıyla belirlenen 2020 yılı Türkiye Sineması’nın ‘En İyileri’, salgın koşullarında çevrimiçi yapılan ve oyuncu Tuğrul Tülek’in sunuculuğunda gerçekleşen ödül töreninde açıklandı. Ercan Kesal’ın yazıp yönettiği Nasipse Adayız, En İyi Film Ödülü dahil toplam beş ödül kazandı. Nasipse Adayız’ı dört ödülle Nuh Tepesi, üç ödülle Bina ve bir ödülle Kronoloji izlediler.

Bu yılki SİYAD Onur Ödülleri’nin sahipleri oyuncu Nur Sürer ve belgesel sinemacı Can Candan, Emek Ödülü’nün sahibi ise emektar sinema makinisti Ali Koçoğlu oldu.

 

53. SİYAD Ödülleri’nin sahiplerinin tam listesi:

En İyi Film: Nasipse Adayız

En İyi İlk Film: Nuh Tepesi

En İyi Yönetim: Ercan Kesal / Nasipse Adayız

En İyi Senaryo: Ercan Kesal / Nasipse Adayız

En İyi Kadın Oyuncu Performansı: Cemre Ebüzziya / Kronoloji

En İyi Erkek Oyuncu Performansı: Ali Atay / Nuh Tepesi

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Performansı: Selin Yeninci / Nasipse Adayız

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Performansı: İnanç Konukçu / Nasipse Adayız 

En İyi Görüntü Yönetimi: Federico Cesca / Nuh Tepesi

En İyi Müzik: Can Demirci / Bina

En İyi Kurgu: Yorgos Mavropsaridis / Nuh Tepesi

En İyi Sanat Yönetimi: Ufuk Bildibay / Bina

En İyi Fantastik Film: Bina

En İyi Orta-Uzun Metraj Belgesel: Mimaroğlu

En İyi Kısa Metraj Belgesel: Silivri’den Mektuplar (Letters from Silivri)

En İyi Kısa Film: Büyük İstanbul Depresyonu

Onur Ödülleri: Nur Sürer, Can Candan

Emek Ödülü: Ali Koçoğlu

En İyi Yabancı Film: Boyalı Kuş-The Painted Bird / Bir Film (ithalatçı)

Çevrimiçi En İyi Film: Mank / Netflix (çevrimiçi platform)

Okumaya Devam Edin

Facebook Sayfamızı Beğenin

Facebook Pagelike Widget

Twitter’dan takip edin!


Kaynak göstermeden alıntı yapılamaz. Tüm hakları saklıdır, https://sinematopya.com , 2019.

Trending