Connect with us

!f 2016’dan: Love 3D

Yayın tarihi:

-

!f İstanbul 2016’nın en cesur ve de gerçekçi filmi Love 3D, Arjantinli auteur Gaspar Noé’nin I Stand Alone (1998), Dönüş Yok (2002) ve Boşluk (2009) filmlerinden sonra çektiği üçüncü filmi oluyor. Noé bu filminde erotizmle pornografik çizgi arasında yürüyüp, evli bir çift üzerinden aşkı sorgulamaya çalışıyor. Sorgulamalar arasında gidip gelirken cinselliğin yarattığı bir travmatik hayat öyküsü çıkıyor karşımıza. Geri dönüş tekniklerinin kullandığı olayların içine harikulade yaratılmış karakterler sıkıştırılmış. Özellikle her tür deneyimin ardından gösterilen ‘acı’ kavramı öylesine etkili oluyor ki, zihinlerde bambaşka duygular şekilleniyor. Ünlü yönetmenin çektiği filmde, 90 dakika sevişme sahneleri ile geçtiği için, belli bir süre sonra cinsellik anlamını kaybederek başka boyutlara ulaşıyor.

Bir eşyadan ne kadar çoksa insanın gözünde o eşya o denli anlamsızlaşıyor. Aşkla beraber yaşanılan her duygu kendisini devamlı tekrar ettiği için belli bir süre sonra anlamını yitiriyor. Noé’nin dünyasının ne olduğunu kavrayan oyuncular değerini kaybeden ilişki biçimini çok doğru noktadan yakalamış. Birisine aşık olup daha sonra hayatı boyunca başka hiçbir insanı arzulamadığını iddia edecek kadar yalancı insanlar dolu olduğu için çevremizde, Love 3D filmine karşı olumsuz yargıların çok olması normal! İnsanlar sahte dünyalarının içine kendi saçma kurallarını koydukları için seks gereksiz bir tabuya dönüşüyor. Yatakta her türlü fanteziyi isteyen yığınlar, olayın gerçek boyutunda cinsellikle ahlak kavramını aynı kefeye koyup toplumun kurallarını şekillendiriyor. Cinselliği doyasıya yaşayamayan bu tipik problemli insanlar yüzünden yaşam sokaklarda çekilmez noktalara ulaşıyor. Bastırılmış duygular sapıklığa dönüşürken, sapıklıkların sonucunda koyulan kuralların anlamsızlığı suratımıza çarpıyor. Kadın tecavüzleri, küçük yaştaki çocuklara karşı cinsel istismarlar, aile içi cinsel ilişkiler… derken herkes yaşanılan gerçekle acımasızca yüzleşiyor!

Uyuşturucu bağımlısı Murphy hayatını boşluk içinde yaşarken Electra adında güzel bir kız ile tanışma fırsatı yakalar. Genç kadına kalpten bağlı olan genç adam, hayatının aşkı ile yakaladığı duygusal yakınlaşmayı sınırsız cinsel istekle takviye eder. İkili sınır tanımaksızın her türlü cinsel fanteziyi yaşar. Bu yakınlaşma içinde; üçlü takılma, iki erkekle birliktelik, başka başka kişilerle yatma olayları yaşanırken Murphy’nin başına üçlü takıldıkları kadınla ilgili kötü bir olay gelir. Kadın yaşanılan birliktelikten hamile kalmıştır ve Electra kesinlikle bu olayı kabullenememektedir. İkili arasında bağlar koparken Murphy hamile kalan kadınla beraber yaşamaya başlar. Ama çaresiz adamın geçmişi peşini bırakmayacaktır.

love 3d sinematopya

Daha ilk sahnesinde cinsel birliktelikle başlayan Love 3D, yavaş yavaş seksin anlamını yitirdiği bir filme doğru ilerlemiş. Yönetmen filmde Freud’un seks ile ilgili yaklaşımlarını öylesine etkili kullanmış ki, insan beyazperdeye bakarken ilk hissettiği cinsel duyguyu filmin ilerleyen bölümlerinde asla bulamıyor. Bana göre bu film pornografik içerikli erotik bir yapım. Ama cinsellik görünenin ötesinde bir algı. Yönetmenin 90 dakikalık seks sahnesi içine sıkıştırdığı konuda bilinçaltı objeler ve de uyarıcılar konunun önüne geçmiş. Yani filmdeki cinsellik sadece bir araç. Sınırsız arayış içinde geçmişine yolculuk yapan adamn bir nevi psikolojik olarak kendisiyle yüzleşmesini izliyoruz. Yüzleşmeler arasında yaşanılan cinsel olaylar ise sadece küçük ve de değersiz bir araca dönüşüyor. Bunu başarmak başlı başına filmin başarısını kanıtlıyor. Sistemli biçimde seks ile kritize edilen olayların üç insan arasındaki çıkmaz sokak olduğunu olayların sonunda net olarak anlıyoruz.

Karl Gulasman, Aomi Muyock ve Klara Klistin yönetmenle cinsel olayların üstünde bağ kurarak ortadaki konunun ne olduğunu cesurca oynamış. Üçlü arasındaki derinlemesine kurulan psikolojik bağ mükemmel bir filmin oluşmasındaki en büyük etken. Siz koltuğa oturup gömüldüğünüz andan itibaren bu üç ismin eline teslim oluyorsunuz. Teslimiyetten çıkan mükemmeliyet filmin son kertesindeki vurucu görüntüye dek ilerliyor. Festival sonrası film sinemalarda elbette vizyona girecektir. Siz 18+’lık bir yapım izlemeyi düşünürken kendinizi bir anda içsel cinsel kimliğinizle yüzleşirken bulacaksınız!

Okumaya Devam Edin
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rüya gibi filmler Kundura Sinema’da!

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Kundura Sinema’nın çevrimiçi izleme platformu Kundurama‘nın yeni seçkisi “Rüyanın Öte Yakası” yayında! 

New York merkezli bağımsız ve deneysel film platformu Kinescope’un kurucusu ve sinema yazarı Pawel Wieszczecinski’nin küratörlüğünde hazırlanan seçkide, izleyicinin hafızasını, zihnini ve duygularını harekete geçirmeye hazır ikisi kısa 3 film gösterilecek.

İngiliz sanatçı ve yönetmen ikili Daniel & Clara’nın 2019 yapımı belgeselleri “Notes From A Journey / Bir Yolculuktan Notlar” yalnızca görsel değil işitsel olarak da duyularımızı açmaya davet ederken; Berlin ve Cannes festivallerinin geleceğin yönetmenleri arasında gösterip desteklediği Hindistanlı genç yönetmen Payal Kapadia’nın rüyalardan ve efsanelerden beslenen ödüllü kısa filmleri de izleyiciyi geçmiş zaman masallarını andıran ruhani bir dünyanın içine çekecek.

“Rüyanın Öte Yakası” seçkisi 19 Temmuz’a dek Kundurama‘da Türkçe altyazılı ve ücretsiz izlenebilecek.

 

Okumaya Devam Edin

“Karanlık Kutunun Doğu Serüveni” Desteğinizi Bekliyor

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Prodüksiyonunu Kinema Film’in, senaristliğini ve yönetmenliğini Nihan Belgin’in üstlendiği “Karanlık Kutunun Doğu Serüveni” adlı dokü-dramanın önümüzdeki aylarda çekimlerine başlanması planlanıyor. Ön hazırlık çalışmaları yaklaşık 2 yıldır devam eden proje, Dünya’da çekilen ilk fotoğrafın izini sürerek fotoğrafın icadı ve günümüzdeki fotoğraf çılgınlığını farklı perspektiflerden anlatacak sinematografik bir anlatı olacak. Tarihteki ilk fotoğrafın çekilme anı gibi sahnelerle tarihi atmosferi yeniden canlandıracak belgesel filmde ayrıca İstanbul ve Doğu’ya dair onlarca arşiv fotoğrafı yer alacak. Filmin dış ses anlatımı ise Türkiye’nin en özel seslerinden aktör Metin Belgin yapacak.

Proje ekibi, Fongogo’da oluşturduğu kampanya sayfasıyla da izleyicilerini projenin bir parçası olmaya davet ediyor. Bütçesinin bir kısmını kitlesel fonlama yöntemiyle elde etmeyi planlayan proje, verilen destekler karşılığında destekçilerine çeşitli ödüller de sunuyor. Bağımsız sinemanın yanında olan sanatseverlerin desteğiyle hayat bulacak projenin kampanya sayfası 60 gün boyunca desteklere açık olacak.

Projeyle ilgili tüm detayların yer aldığı Fongogo kampanya sayfasına bu linkten ulaşabilirsiniz:

https://fongogo.com/Project/karanlik-kutunun-dogu-seruveni

KÜNYE
Senarist-Yönetmen: Nihan Belgin
Yapımcı: Umut Beşkırma
Görüntü Yönetmeni: Hakan Körezli
Dış Ses: Metin Belgin

www.kinemafilm.com.tr

Okumaya Devam Edin

53. Siyad Ödülleri Sahiplerini Buldu

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) üyelerinin oylarıyla belirlenen 2020 yılı Türkiye Sineması’nın ‘En İyileri’, salgın koşullarında çevrimiçi yapılan ve oyuncu Tuğrul Tülek’in sunuculuğunda gerçekleşen ödül töreninde açıklandı. Ercan Kesal’ın yazıp yönettiği Nasipse Adayız, En İyi Film Ödülü dahil toplam beş ödül kazandı. Nasipse Adayız’ı dört ödülle Nuh Tepesi, üç ödülle Bina ve bir ödülle Kronoloji izlediler.

Bu yılki SİYAD Onur Ödülleri’nin sahipleri oyuncu Nur Sürer ve belgesel sinemacı Can Candan, Emek Ödülü’nün sahibi ise emektar sinema makinisti Ali Koçoğlu oldu.

 

53. SİYAD Ödülleri’nin sahiplerinin tam listesi:

En İyi Film: Nasipse Adayız

En İyi İlk Film: Nuh Tepesi

En İyi Yönetim: Ercan Kesal / Nasipse Adayız

En İyi Senaryo: Ercan Kesal / Nasipse Adayız

En İyi Kadın Oyuncu Performansı: Cemre Ebüzziya / Kronoloji

En İyi Erkek Oyuncu Performansı: Ali Atay / Nuh Tepesi

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Performansı: Selin Yeninci / Nasipse Adayız

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Performansı: İnanç Konukçu / Nasipse Adayız 

En İyi Görüntü Yönetimi: Federico Cesca / Nuh Tepesi

En İyi Müzik: Can Demirci / Bina

En İyi Kurgu: Yorgos Mavropsaridis / Nuh Tepesi

En İyi Sanat Yönetimi: Ufuk Bildibay / Bina

En İyi Fantastik Film: Bina

En İyi Orta-Uzun Metraj Belgesel: Mimaroğlu

En İyi Kısa Metraj Belgesel: Silivri’den Mektuplar (Letters from Silivri)

En İyi Kısa Film: Büyük İstanbul Depresyonu

Onur Ödülleri: Nur Sürer, Can Candan

Emek Ödülü: Ali Koçoğlu

En İyi Yabancı Film: Boyalı Kuş-The Painted Bird / Bir Film (ithalatçı)

Çevrimiçi En İyi Film: Mank / Netflix (çevrimiçi platform)

Okumaya Devam Edin

Facebook Sayfamızı Beğenin

Facebook Pagelike Widget

Twitter’dan takip edin!


Kaynak göstermeden alıntı yapılamaz. Tüm hakları saklıdır, https://sinematopya.com , 2019.

Trending