Connect with us

!f 2016’dan: Þrestir (Serçeler)

Yayın tarihi:

-

!f İstanbul 2016 bu sene insanları birbirine bağlayan filmlerle beraber öne geçerken izlediğimiz filmlerde farklı coğrafyaların renklerini sunmayı başardı. Rúnar Rúnarsson’un yönetmenliğini yapıp senaryosunu yazdığı Þrestir (Serçeler), ailesi tarafından yalnız bırakılan bir çocuğun ilk gençlik yıllarında yaşadığı bunalımları gözler önüne seriyor. İzlanda’ nın muhteşem doğası içinde sıradan ilişki biçimlerini irdeleyen yönetmen, üstü kapalı olsa da, Hıristiyanlık misyonerliğine soyunup, insanların dünyevi zevklerinin ne derece berbat olduğunu anlatmaya çalışmış.

Serçeler filminin giriş sahnesinde Hıristiyanlık inancı gereği korolarda şarkı söyleyen Ari geçiyor karşımıza. Annesinin başka bir adamla evlenmesi sonucu babası Gunnar’ın yanına Westfjords’a gönderiliyor bu çocuk. Kaldığı bölge mahrumiyet yerini andırdığı için, genç Ari içten içe annesine özlem duyuyor. Babasının sürekli alkol alıp evde arkadaşlarıyla cinsel içerikli partiler düzenlemesi ve bölgede yaşayan çocukların dışarından gelen yeni birisini içlerine almak istememeleri Ari’yi kaldığı kasabaya karşı yabancılaştırken, okullar açılana kadar balıkçılıkla ilgili bir fabrikada çalışmak zorunda kalan Ari’nin çocukluk arkadaşına aşık olması ise olayları başka boyutlara sürükleyecektir.

Yönetmen Rúnarsson senaryosunu yazdığı filmde görüntü kalitesi olarak İzlanda’nın bakir doğasını başarılı şekilde bizlere sunuyor. Ama anlatmak istediği ‘genç çocuk dramanı’ fazlaca didaktik ögelerle süslemiş. İçki içenlerin sapkın-sapık insanlar olarak lanse edilmesi, genç çocukların cinselliklerini yaşamalarını abartılı günah olarak incelemesi konuyu sıkıcı boyutlara taşımış. Anne-baba yalnızlığı çeken Ari’yi anlatırken annenin çocuğa karşı ilgisizliğini sadece bir karede gösterip, alkolik babanın yaşantısını kör göze parmak sokarcasına detaylandırması psikolojik açıdan ilerlemesi gereken metni baltalamış.

Serçeler filminin kurgusal yapısında din propagandası olduğu için, dünyevi zevklerin en kötü şekilde gösterilmesine şaşırmamak lazım. İzlanda’nın muhteşem doğasını anlatan ‘İnatçılar’ filminde İzlandalı Yönetmen Grímur Hakonarson görsellikte bir çığır açmış, İzlanda sinema dünyasını harikulade anlatmıştı. İstanbul Film Festivali’nde gördüğümüz filmin etkisinden olsa gerek, İzlandalı yönetmenin çektiği filmi !F İstanbul’da izlemeyi ilk tercih yapmıştım. Konunun her noktasında hayal kırıklığı yaşayarak ilerlediğim için ‘Serçeler’le ilgili olumlu anlamda çok fazla söyleyecek sözcük bulamıyorum.

Atli Oskar Fjalarsson’un oynadığı ‘Ari’ rolü haricinde dişe dokunur oyunculuğun olmadığı yapım, !f İstanbul’un en zayıf halkası olmaya aday filmleri arasındaydı. Yönetmenin dinsel hegemonya altında kalarak bir amaca ulaşma gayreti harikulade işlenecek konuyu izlenmez hale dönüştürmüş. Sonuçta içki içen, sevişen, eğlenen insanlar arasında elbette kötüler vardır; ibadetini yapanlar arasında kötüler olacağı gibi!

Okumaya Devam Edin
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rüya gibi filmler Kundura Sinema’da!

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Kundura Sinema’nın çevrimiçi izleme platformu Kundurama‘nın yeni seçkisi “Rüyanın Öte Yakası” yayında! 

New York merkezli bağımsız ve deneysel film platformu Kinescope’un kurucusu ve sinema yazarı Pawel Wieszczecinski’nin küratörlüğünde hazırlanan seçkide, izleyicinin hafızasını, zihnini ve duygularını harekete geçirmeye hazır ikisi kısa 3 film gösterilecek.

İngiliz sanatçı ve yönetmen ikili Daniel & Clara’nın 2019 yapımı belgeselleri “Notes From A Journey / Bir Yolculuktan Notlar” yalnızca görsel değil işitsel olarak da duyularımızı açmaya davet ederken; Berlin ve Cannes festivallerinin geleceğin yönetmenleri arasında gösterip desteklediği Hindistanlı genç yönetmen Payal Kapadia’nın rüyalardan ve efsanelerden beslenen ödüllü kısa filmleri de izleyiciyi geçmiş zaman masallarını andıran ruhani bir dünyanın içine çekecek.

“Rüyanın Öte Yakası” seçkisi 19 Temmuz’a dek Kundurama‘da Türkçe altyazılı ve ücretsiz izlenebilecek.

 

Okumaya Devam Edin

“Karanlık Kutunun Doğu Serüveni” Desteğinizi Bekliyor

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Prodüksiyonunu Kinema Film’in, senaristliğini ve yönetmenliğini Nihan Belgin’in üstlendiği “Karanlık Kutunun Doğu Serüveni” adlı dokü-dramanın önümüzdeki aylarda çekimlerine başlanması planlanıyor. Ön hazırlık çalışmaları yaklaşık 2 yıldır devam eden proje, Dünya’da çekilen ilk fotoğrafın izini sürerek fotoğrafın icadı ve günümüzdeki fotoğraf çılgınlığını farklı perspektiflerden anlatacak sinematografik bir anlatı olacak. Tarihteki ilk fotoğrafın çekilme anı gibi sahnelerle tarihi atmosferi yeniden canlandıracak belgesel filmde ayrıca İstanbul ve Doğu’ya dair onlarca arşiv fotoğrafı yer alacak. Filmin dış ses anlatımı ise Türkiye’nin en özel seslerinden aktör Metin Belgin yapacak.

Proje ekibi, Fongogo’da oluşturduğu kampanya sayfasıyla da izleyicilerini projenin bir parçası olmaya davet ediyor. Bütçesinin bir kısmını kitlesel fonlama yöntemiyle elde etmeyi planlayan proje, verilen destekler karşılığında destekçilerine çeşitli ödüller de sunuyor. Bağımsız sinemanın yanında olan sanatseverlerin desteğiyle hayat bulacak projenin kampanya sayfası 60 gün boyunca desteklere açık olacak.

Projeyle ilgili tüm detayların yer aldığı Fongogo kampanya sayfasına bu linkten ulaşabilirsiniz:

https://fongogo.com/Project/karanlik-kutunun-dogu-seruveni

KÜNYE
Senarist-Yönetmen: Nihan Belgin
Yapımcı: Umut Beşkırma
Görüntü Yönetmeni: Hakan Körezli
Dış Ses: Metin Belgin

www.kinemafilm.com.tr

Okumaya Devam Edin

53. Siyad Ödülleri Sahiplerini Buldu

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) üyelerinin oylarıyla belirlenen 2020 yılı Türkiye Sineması’nın ‘En İyileri’, salgın koşullarında çevrimiçi yapılan ve oyuncu Tuğrul Tülek’in sunuculuğunda gerçekleşen ödül töreninde açıklandı. Ercan Kesal’ın yazıp yönettiği Nasipse Adayız, En İyi Film Ödülü dahil toplam beş ödül kazandı. Nasipse Adayız’ı dört ödülle Nuh Tepesi, üç ödülle Bina ve bir ödülle Kronoloji izlediler.

Bu yılki SİYAD Onur Ödülleri’nin sahipleri oyuncu Nur Sürer ve belgesel sinemacı Can Candan, Emek Ödülü’nün sahibi ise emektar sinema makinisti Ali Koçoğlu oldu.

 

53. SİYAD Ödülleri’nin sahiplerinin tam listesi:

En İyi Film: Nasipse Adayız

En İyi İlk Film: Nuh Tepesi

En İyi Yönetim: Ercan Kesal / Nasipse Adayız

En İyi Senaryo: Ercan Kesal / Nasipse Adayız

En İyi Kadın Oyuncu Performansı: Cemre Ebüzziya / Kronoloji

En İyi Erkek Oyuncu Performansı: Ali Atay / Nuh Tepesi

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Performansı: Selin Yeninci / Nasipse Adayız

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Performansı: İnanç Konukçu / Nasipse Adayız 

En İyi Görüntü Yönetimi: Federico Cesca / Nuh Tepesi

En İyi Müzik: Can Demirci / Bina

En İyi Kurgu: Yorgos Mavropsaridis / Nuh Tepesi

En İyi Sanat Yönetimi: Ufuk Bildibay / Bina

En İyi Fantastik Film: Bina

En İyi Orta-Uzun Metraj Belgesel: Mimaroğlu

En İyi Kısa Metraj Belgesel: Silivri’den Mektuplar (Letters from Silivri)

En İyi Kısa Film: Büyük İstanbul Depresyonu

Onur Ödülleri: Nur Sürer, Can Candan

Emek Ödülü: Ali Koçoğlu

En İyi Yabancı Film: Boyalı Kuş-The Painted Bird / Bir Film (ithalatçı)

Çevrimiçi En İyi Film: Mank / Netflix (çevrimiçi platform)

Okumaya Devam Edin

Facebook Sayfamızı Beğenin

Facebook Pagelike Widget

Twitter’dan takip edin!


Kaynak göstermeden alıntı yapılamaz. Tüm hakları saklıdır, https://sinematopya.com , 2019.

Trending