Connect with us

Film Festivalleri

Kayseri Film Festivali ve Aidiyet Krizi

Yayın tarihi:

-

7. Kayseri Film Festivali üzerine yaşanan tüm hadiseleri festivalin direktörü Kadir Turna ile konuştum. Kadir Turna tüm olup biteni detaylı bir şekilde anlattı.

Bu yıl 7. kez düzenlenen Kayseri Film Festivali’ne Kayserililer ve Erciyes Üniversitesi öğrencileri yoğun ilgi gösterdi. Festivalde çalışan öğrencilerin gönüllülük esasına dayanan özverili emek gücü, festivalde samimi ve ortak bir dil yaratırken, tüm ekibin misafirlere gösterdikleri ilgi ve alaka hayranlık uyandırdı. Altın Çınar, ilk başlarda öğrencilerin düzenlediği bir festivalken 7. senesinde Türkiye’nin önemli film festivalleri arasında olmaya aday bir performans gösterdi. Şimdilik belki bir Antalya, Adana, İstanbul vb. festivaller gibi geniş ve kapsamlı bir olanağı yok ama özellikle vizyon şansı bulamayan, ya da az sayıdaki salonlarda gösterilen, her şehre ulaşamayan bağımsız kısa ve uzun metraj yapımları, belgeselleri Kayseri halkı ve üniversite öğrencilerine ücretsiz bir şekilde sunması oldukça değerli. Yönetmenler, yapımcılar, oyuncular, sinema yazarları Kayseri’deki üniversite öğrencileriyle faydalı bir iletişim ağı oluşturdu. Bana kalırsa en büyük kazanım da filmleri öğrencilerle birlikte izlenmesi ve sonrasında filmler hakkında konuşulmasıydı.

Her şey yolunda giderken festivalde bir motivasyon kaybının yaşandığına şahit olduğum olay, Aidiyet filminin yönetmeni Burak Çevik’in Twitter üzerinden paylaştığı bir bilgilendirme metniyle başladı.

Daha sonra Siyad üyesi Bülent Vardar, Twitter hesabı üzerinden “7. Kayseri Film Festivali SİYAD Jüri Üyeleri Burçak Evren ve Fırat Sayıcı’yla birlikte Aidiyet filminin yönetmeni Burak Çevik’in twitinin ve açıklamasının Festival Tüzüğü 7. Maddesine aykırı bir açıklama içerdiğini kamuoyuna duyururuz.” açıklamasında bulundu. Burak Çevik cevap olarak: “Açıklamanız çok talihsiz. Aidiyet’in linkini vermediğimiz için (filmin gösterim kopyası olan DCP festivale gönderilmiştir) festival yönetimi tarafında çıkarılmasına onay verdiğinizi anlamış oluyorum. Bu konuda Siyad’ın ve diğer eleştirmenlerin ne diyeceğini merakla bekliyorum.” dedi.

Akabinde Kayseri Film Festivali’nden bir açıklama metni paylaşıldı:

Daha sonra Siyad resmi hesabından bir duyuru yaparak: “Kayseri Film Festivali SİYAD jürisi, SİYAD Yönetim Kurulu tarafından feshedilmiştir.” açıklamasında bulundu.

Aidiyet’ten sonra Görülmüştür filminden de bir açıklama geldi:

Her şey özetle bu doğrultuda yaşandı ve Siyad’ın onursal üyelerinden Burçak Evren dün istifa ettiğini söyledi. Burçak Evren festival töreninde “bu butik festivale öfkenizle, kavganızla gelin, gelin ki konuşalım, birbirimizi anlamaya çalışalım, filmlerinizi Kayserililer, öğrenciler izlesin…” minvalinde bir konuşma yapmıştı. Bana göre çok değerli bir konuşmaydı. Bütünleştirici, kapsayıcı bir dili vardı. Burçak hocayı en çok üzen durum, bu yaratılan linç kampanyasıydı. Anlamadan dinlemeden ortaya atılan düşmanca tavırlardı. Küçük, kendi hâlinde ama gelişmeye de açık bir film festivali  iletişim krizinin yaşanması sebebiyle bir günah keçisi haline dönüştü ve meyve veren ağaç taşlanırcasına sosyal medyada karalanmaya başlandı.

Ben de festival süresince yeni tanıdığım Kayseri Film Festivali direktörü Kadir Turna ile görüşerek, ondan, tüm olup biteni detaylı bir şekilde anlatmasını rica ettim. Lafı daha fazla uzatmadan söylediklerini aynen iletiyorum:

“Burak Çevik’i festival ekibimizdeki konu ile alakalı arkadaşlar aradı. Filmini flash ya da link aracılığı ile jürinin değerlendirmesine izin vermeyeceğini söylemiş… Ardından sevgili İpek Tuzcuoğlu tüm samimiyetiyle arayıp konuşmak istediğini söyleyince seve seve razı oldum bu duruma. Diğer gün İpek Hanım, Burak Çevik ile konuştum, arasınlar link için şifreyi veririz demiş. Vermiş olduğu bu söze istinaden diğer gün defalarca aradık Burak Çevik’i ama hiçbir şekilde ulaşamadık kendisine. Ardından kendisine ulaşılmış ve link üzerinden izletmeyeceğini söyleyerek sözünden caymıştır. Ardından ben aradım. Durumu izah ettim. Yani bu seneki süreci, yaşadığımız sıkıntıları başından sonuna kadar paylaştım kendisiyle. Filminiz DCP aracılığıyla sinema salonunda seyirciyle buluşacak fakat yaşadığımız sorunlar yüzünden jüriye teknik yeterliliğin olduğu bir salonda, flash disk ya da link üzerinden izletiyoruz. DCP aracılığı ile izletmeyi çok isterdik ama ertelemeden sonra sinema salonlarındaki astronomik rakamlardaki azalmadan dolayı durum ne yazık ki böyle dedim. Kendisi bana Kadir Bey sizi çok iyi anlıyorum ama ben bu durumu kabul etmiyorum. Ben filmimi jüriye DCP üzerinden sinema salonunda izletmek istiyorum dedi. Kendisine de hak verdiğimi fakat 8 filmin aynı şartlarda, belirlediğimiz bir salonda projeksiyon ile ana jüri ve Siyad jürisi tarafından toplu olarak izlendiğini, size böyle bir ayrıcalık yapamayacağımızı söyledim. Bu durumda doğal olarak jürinin filmi değerlendirmeyeceğini belirttim. Kendisi de yarışmadan çekileceğini, ama Kayseri’ye geleceğini ve DCP aracılığıyla sinema salonunda yapılacak olan gösterime katılıp seve seve seyirci ile buluşacağını söyledi. Ben de bu kararına saygı duyduğumu ve durumu jüri ile paylaşıp geri döneceğimi dile getirdim. Ardından 7-8 dakika anca olmuştur tekrardan aradı ve yapımcılarımla konuştum, ben Kayseri’ye de gelmeyeceğim, filmimin de gösterilmesini istemiyorum, seyirciyle de buluşmayacağım dedi. Hiç anlam veremediğim bir davranıştı bu. O an ilk düşüncem sanırım biri benimle dalga geçiyor oldu. Çünkü 2 defa üstüste verdiği sözden caymış oldu Burak Çevik. Ben hep iyi niyetle yaklaşıp ortak bir dilde buluşmak için çabalarken, karşı taraftan asla böyle bir tutum görmedim. Ayrıca bu durumu ben istiyor ya da bu kararı ben almışım gibi benden bir yazı beklediğini söyledi ve ardından Whatsapp’tan “yapımcım gerekçeyi bekliyor” yazarak mail adresini paylaştı. Burçak Evren ile konuşarak durumu izah ettim ve Burçak Hocam, bu durumda jüri izleyemeyeceği için değerlendirme yapması imkansız, git durumu jüri ile de paylaş dedi. Apar topar jürinin yanına gittim ve durumu kendileri ile paylaştım. Burak Çevik ile konuştuğumu, kendisinin flash ya da link aracılığı ile izletmeye razı olmadığını ve hatta 7 – 8 dakikada karar değiştirerek gelmeyip filmin de DCP aracılığıyla seyirciye olan gösterimine izin vermediğini dile getirdim. Değerli jürimiz ile durumu bir süre istişare ettikten sonra Burak Çevik’i aradım ve istediğiniz şartlarda filmi jüriye izletme şansımızın olmadığını, diğer 8 filme haksızlık olacağını ve bu durumda filmin jüri tarafından değerlendirilmesinin imkansız olduğunu dile getirdim ve kendisi bana “yani bu durumda filmi diskalifiye mi ediyorsunuz” diye sordu. Bir an şoke oldum. Ağzımdan çıkmayan bir kelime ile karşılaştım ve kendisine diskalifiye söz konusu değil. Diğer filmlere haksızlık yapamayız. Flash ya da link harici filmi jüriye gösteremeyiz, bu durumu da kabul etmeyenin kendisi olduğunu söyledim. Ama kendisi defalarca filmi diskalifiye ediyorsunuz yani dedi ve hiçbir zaman benim ağzımdan böyle bir kelime çıkmadığını dile getirdim. Ardından tekrardan durum ile alakalı gerekçeyi mail olarak istediğini söyledi. Kendisi şartnameye imza atarak her şeyi kabul ettiği halde, şartlarımıza uymuyor ve kendisi çekilmeyi talep ettiği halde bunu biz istiyormuşuz gibi benden yazılı bir gerekçe istiyordu. Ben kendisine asla yanlış bir dil kullanmadım. Hep iyi niyetle yaklaştım ve şartname ile alakalı bir şey bile söylemedim, birbirimizi incitmemek adına. Ardından bir yazı paylaştım mail yolu ile. Verdiği cevapta, açıklamam için teşekkür ettiğini ama telefonda konuştuğumuz şekilde filmi programdan çıkardığımı yazmamı söyledi. Halbuki imza attığı şartnamemizi iki farklı şekilde ihlal eden kendisi. Hem jüriye izletmiyor hem de gelmeyerek filmi seyirciye izletmek istemiyor ama hep bir şekilde suçu bana atmaya çalışıyordu. Ama ben hep ortak yolu bulmak adına, her mailimde ve konuşmamda aynı gerçeğin üzerinde durarak, filminin DCP aracılığı ile seyirci ile buluşacağını fakat jürinin de değerlendirebilmesi için flash ya da link şifresine ihtiyacımız olduğunu dile getirdim. İletişimcisi aradı beni. Sanki kendisi ile telefonda konuşmuşum gibi, telefonda konuştuğunuz gibi bir yazılı gerekçe bekliyoruz dedi. Ben de telefonda sizinle konuşmadım, ben ne dediysem onu yazıyorum zaten dedim ve kapattık. Ardından bir daha aradı ve telefonda konuştuğunuz gibi diskalifiye ettiğinizi söylemezseniz işlerin daha kötüye gideceğini söyledi. Bunun tehdit olmadığını düşünmek istedim ve yine iyimserlik sergileyerek o an önemli bir ortamda olduğumu ama son bir mail göndereceğimi söyledim. Tam 10 saattir iyi niyet sergileyerek orta yolu bulmak için elimden geleni yaptığıma onlarca insan şahittir. Ardından telefonu kapatır kapatmaz Burak Çevik’ten: “Filmimiz Aidiyet’in tarafınızdan yarışma ve gösterimden çıkarıldığına dair açıklama bekliyorum” diye bir mail daha geldi. 33 yaşındayım, hayatımda böyle mobing yemedim. Ardından son bir mail gönderdim kendisine: “Değerli film sahibi, filminizi belirlediğimiz salonda toplu halde izleyecek olan jüri üyelerine flaş ya da link gösterimi ile izlenmesine izin vermediğiniz için, mecbur olarak ve diğer filmlere haksızlık olmaması adına, filminizi değerlendirmeye alamamaktayız. Zaten kendiniz, filminizin bu şartlar altında jüri tarafından izlenip değerlendirilmesini istemediğiniz için, bu kararı hoşgörü ile karşılayacağınızı umuyor, üzgün olduğumuzu belirterek sevgilerimizi sunuyoruz…” ve bu mail’im üzerine o asılsız paylaşımda bulundular ne yazık ki. Ayrıca kendileri ıslak imzalı gönderdikleri şartnamemizi hiç mi okumamışlar? Sözde kıymet verdikleri seyirciyi mağduriyetleri, festivali itibarsızlaştırma çabaları da cabası. Asla diskalifiye ve çıkartılma söz konusu değildir. Tamamıyla kendi istekleri üzerine durum böyle sonuçlanmıştır. Elimizde ıslak imzalı şartnameleri de mevcuttur. Açıklamalarında saygıdan bahseden Burak Çevik, festivalimize, çok kıymetli jürimize, diğer film sahiplerine ve Kayseri seyircisine saygı göstermemiştir. Filme bilet almış olan seyirciden de özür dilemiştir. Fakat biz 7 yıldır hiçbir filme, hiçbir etkinliğe bilet satmamış ve 7 yıldır festival içerisinde tüm film gösterimleri dahil gerçekleşen tüm etkinlikleri Kayseri halkına ücretsiz olarak yapmışızdır. Herkesi vicdanı ile başbaşa bırakıyor, haklı olduğumuzu bilen, bilmese de öğrenmek için arayan, soran, dinleyen, yanımızda duran ve festivale sahip çıkan herkese şükranlarımı sunuyorum. Anlamadan dinlemeden bu yanlışlığa ortak olan herkesi de, eğer gerçekleştirebilirsek şimdiden 8. Kayseri Film Festivali’ne davet ediyorum… Ne olursa olsun her zaman kazanan Türk Sineması olacak.”

Türkiye’de gerçekleşen bir film festivali daha sona erdi. Krizin başlamasına sebep olan “jürilerin filmleri sinema salonlarında izlemeli” olayına katıldığımı fakat küçük festivallerin bütçe yetersizliği ve olanak imkanlarının sınırlı olması sebebiyle anlayışla karşılanması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü ne olursa olsun filmler seyirciler için yapılır ve filmlerin seyircilere ulaşabilmesi için ortak bir iletişim paydasında buluşmaya ihtiyaç vardır. Umut ediyorum, bu yaşananlar gelecekteki film festivallerinde yaşanmaz, herkes ortak bir akılda toplanır ve jüriler filmleri sinema salonlarında izlerler. Yönetmen ve yapımcılar da bu imkanları sağlayamayan anadolu festivallerimizi anlayışla karşılar ve filmlerini o şehirdeki halkla tanıştırırlar. Bunun için kimseleri mağdur etmeden, el birliğiyle bir ön hazırlık süreci şart gibi. Hepimizin Burçak Evren’in de dediği gibi konuşmaya, birbirimizi anlamaya ihtiyacı var.

Okumaya Devam Edin

Film Festivalleri

Ankara Film Festivali Ulusal Yarışma Filmleri Belli Oldu!

Yayın tarihi:

-

Yazar:

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla, Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı (Dünya KİV) tarafından 4-12 Kasım tarihleri arasında Kızılay Büyülü Fener Sineması’nda gerçekleşecek 32. Ankara Film Festivali’nde Ulusal Uzun Film, Belgesel Film ve Kısa Film dallarında yarışma heyecanı yaşayacak filmler belli oldu.

Akademisyenler Fulten Larlar ile İclal Can Gürbüz ve DünyaKİV Başkanı İrfan Demirkol’dan oluşan ön seçici kurul Ulusal Uzun Film Yarışması’na başvuran 55 film arasından yarışacak 10 filmi belirledi. Değerlendirme sonucu; Emre Kayiş yönetmenliğindeki “Anadolu Leoparı”, Fikret Reyhan imzalı “Çatlak”, Erdem Tepegöz’ün yönettiği “Gölgeler İçinde”, Selman Nacar’ın yönettiği “İki Şafak Arasında”, Erkan Tahhuşoğlu imzalı “Koridor”, Muhammet Çakıral’ın yönettiği “Lacivert Gece”, Ferit Karahan’ın yönettiği “Okul Tıraşı”, Aydın Orak’ın yönettiği “Sabırsızlık Zamanı”, Çağıl Bocut’un yönettiği “Sardunya” ve Tufan Taştan’ın yönettiği “Sen Ben Lenin” adlı filmler Ulusal Uzun Film Yarışması’nda yarışacak.

50.000 TL değerindeki En İyi Film Ödülü ve ilk filmlere verilen 20.000 TL değerindeki Mahmut Tali Öngören En İyi İlk Film Ödülü’nün de yer aldığı 12 kategoride ödüllere akademisyen ve medya sanatçısı Andreas Treske, sanat yönetmeni Meral Efe Yurtseven, oyuncu Selen Uçer, yönetmen Seren Yüce ile yazar ve yönetmen Vecdi Sayar’dan oluşan ana jüri karar verecek. SİYAD En İyi Film Ödülü’ne karar verecek SİYAD jürisi ise önümüzdeki günlerde açıklanacak.

Ulusal Kısa Film Yarışması’nda 15 Film Yarışacak!

Ulusal Kısa Film Yarışması’na başvuran 301 film, akademisyen Gizem Akgülgil, yazar ve yönetmen Gülden Treske ile Festivalin Onursal Başkanı Oğuz Onaran’dan oluşan ön seçici kurul tarafından değerlendirildi. Nuri Cihan Özdoğan’ın “Aynı Gecenin Laciverti”, İnan Erbil’in “Belki Bir Gün Gideriz”, Mahsum Taşkın’ın “Binbir Gece”, Fehmi Öztürk’ün “Bir Annenin Sonatı”, Emir Aytemür’ün “Buz İçin Çığlık”, Okan Aygün’ün “Güzel Havalar”, Ömer Faruk Yardımcı’nın “Hasat”, Abdullah Şahin’in “Hemnefes”, Doğan Belge’nin “İnşaattaki”, İlker Köklük’ün “Konsensüs”, Meriç Atalar ve Isabel Loyer’in birlikte yönettikleri “Med Cezir Tango”, Merve Bozcu’nun “Plastik Rüya”, Can Merdan Doğan’ın “Stiletto”, Doğuş Özokutan’ın “Teslimat” ve Onur Güler’in “Yara” adlı filmleri 10.000 TL değerindeki En İyi Kısa Film Ödülü için yarışacak.

Yarışmaya seçilen 15 film, oyuncu Alican Yücesoy, senarist ve yönetmen Banu Sıvacı ile senarist, yönetmen Müfit Can Saçıntı’dan oluşan ana jüri tarafından değerlendirilecek.

11 Belgesel Ankara’da Yarışma Heyecanı Yaşayacak!

Akademisyen, senarist, yönetmen Enver Özüstün, yönetmen Hacer Yıldız ve akademisyen, yönetmen Önder Özdem’den oluşan ön seçici kurulun değerlendirmeleri sonucu; Zafer Sevener ve Sibel Sümer’in birlikte yönettikleri “Araya Korona Girmeseydi…”, Fevzi Baran’ın “Baba Ne Oldu?”, Aslı Akdağ’ın “Bekleyiş”, Mehmet Emin Öztürk’ün “Doğu’nun Işığı”, Kurtuluş Özgen’in “Habitus of Self ‘alçak sesle’”, Mustafa Aydın’ın “Haymatlos”, Ulaş Tosun’un “Merhaba Canım”, Mehmet Emre Battal’ın “Muhtaç”, Doğuş Algün’ün “Sıcak Yatak”, Metin Avdaç’ın “Tipi” ve Ahmet Necdet Çupur’un “Yaramaz Çocuklar” adlı belgeselleri festivalde Ulusal Belgesel Film Yarışması kapsamında izleyiciyle buluşacak.

Ulusal Belgesel Film Yarışması’na bu yıl gelen 103 başvuru arasından seçilen 11 film arasından, belgesel yönetmeni Güliz Sağlam, belgesel yönetmeni Mustafa Ünlü ile akademisyen Özgür Yaren’den oluşan ana jüri 20.000 TL değerindeki En İyi Belgesel Ödülü’nün sahibini belirleyecek.

Yarışmaların kazananları 12 Kasım akşamı düzenlenecek Kapanış ve Ödül Töreni’nde sahiplerini bulacak.

ULUSAL UZUN FİLM YARIŞMASI

Anadolu Leoparı / Emre Kayiş

Çatlak / Fikret Reyhan

Gölgeler İçinde / Erdem Tepegöz

İki Şafak Arasında / Selman Nacar

Koridor / Erkan Tahhuşoğlu

Lacivert Gece / Muhammet Çakıral

Okul Tıraşı / Ferit Karahan

Sabırsızlık Zamanı / Aydın Orak

Sardunya / Çağıl Bocut

Sen Ben Lenin / Tufan Taştan

ULUSAL KISA FİLM YARIŞMASI

Aynı Gecenin Laciverti / Nuri Cihan Özdoğan

Belki Bir Gün Gideriz / İnan Erbil

Binbir Gece / Mahsum Taşkın

Bir Annenin Sonatı / Fehmi Öztürk

Buz İçin Çığlık / Emir Aytemür

Güzel Havalar / Okan Aygün

Hasat / Ömer Faruk Yardımcı

Hemnefes / Abdullah Şahin

İnşaattaki / Doğan Belge

Konsensüs / İlker Köklük

Med Cezir Tango / Meriç Atalar, Isabel Loyer

Plastik Rüya / Merve Bozcu

Stiletto / Can Merdan Doğan

Teslimat / Doğuş Özokutan

Yara / Onur Güler

ULUSAL BELGESEL FİLM YARIŞMASI

Araya Korona Girmeseydi… / Zafer Sevener, Sibel Sümer

Baba Ne Oldu? / Fevzi Baran

Bekleyiş / Aslı Akdağ

 Doğu’nun Işığı / Mehmet Emin Öztürk

Habitus of Self “alçak sesle” / Kurtuluş Özgen

Haymatlos / Mustafa Aydın

Merhaba Canım / Ulaş Tosun

Muhtaç / Mehmet Emre Battal

Sıcak Yatak / Doğuş Algün

Tipi / Metin Avdaç

Yaramaz Çocuklar / Ahmet Necdet Çupur

 

ANKARA FİLM FESTİVALİ

4-12 KASIM 2021

Okumaya Devam Edin

Film Festivalleri

9. Boğaziçi Film Festivali Ulusal Yarışma Filmleri Belli Oldu!

Yayın tarihi:

-

Yazar:

23 – 30 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek olan 9. Boğaziçi Film Festivali’nde yarışma heyecanı başlıyor.

Festivalde “Altın Yunus” için yarışacak filmler açıklandı.

Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından 23 – 30 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek olan 9. Boğaziçi Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda “En İyi Film Ödülü” için yarışacak filmler açıklandı.

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda “Altın Yunus” için 10 Film Yarışacak!

Yönetmen ve senarist Reis Çelik’in başkanlık edeceği jürinin karşısına çıkacak Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda Emre Kayiş’in bir hayvanat bahçesi müdürünün, kurumun özelleştirmesini önlemek amacıyla verdiği mücadeleyi anlatan, dünya prömiyerini 46. Toronto Uluslararası Film Festivali’nde yapan ve festivalde FIPRESCI Ödülü alan ilk uzun metrajı “Anadolu Leoparı”, Semih Kaplanoğlu’nun geçimini babasının meyve bahçesinden sağlayan bir adamın, arazisinin ortasına dikilmek istenen elektrik direğinden kurtulmaya çalışmasıyla gelişen olayları konu alan ve dünya prömiyerini 74. Cannes Film Festivali’nin “Belirli Bir Bakış” bölümünde yapan “Bağlılık Hasan”, Sinan Sertel’in kendini kahraman hisseden bir gencin üstün özelliklerini keşfetmeye çalışıp ölen babasını geri getirme çabasını anlatan “İçimdeki Kahraman”, Selman Nacar’ın geçirdiği iş kazasının ardından vicdani bir hesaplaşmaya giden bir adamın hikâyesini konu alan ve dünya prömiyerini 69. San Sebastian Uluslararası Film Festivali’nin “New Directors” bölümde yapan ilk uzun metrajı “İki Şafak Arasında”, Cemil Ağacıkoğlu’nun eski polis memuru olan Hasan’ın meslekten atılması için kendisine tuzak kurduğunu düşündüğü eski arkadaşı Yahya ile olan hesabını konu edinen “Kafes”, Erkan Tahhuşoğlu’nun birlikte yaşamak zorunda kalan birbirlerinden farklı karakterlere sahip iki kardeşin hikayesini anlatan “Koridor”, Muhammet Çakıral’ın dar gelirli bir profesyonel futbolcu olan Semih’in yaşadığı sosyo-ekonomik travmaları ve çaresizliğini konu alan “Lacivert Gece”, Ferit Karahan’ın şehirden uzakta, yatılı bir okulda okuyan Yusuf’un bir anda rahatsızlanan arkadaşı Memo’yu hastaneye götürme talebinin okul yönetimi tarafından zamanında kabul görmemesi ve yoğun kar yağışıyla yolların kapanmasıyla birlikte gelişen olayları konu edinen, 71. Berlin Film Festivali’nin “Panorama Bölümü”nde yarışıp FIPRESCI Ödülü alan “Okul Tıraşı”, Ahmet Toklu’nun, semtinde basketbol oynayabilecekleri bir alan olmayan Ahmet’in bu engeli ortadan kaldırmak için bir yol bulmaya çalışmasını hikayeleştiren ve dünya prömiyerini 51. Giffoni Film Festivali’nde yapan “Pota” ve Aydın Orak’ın Diyarbakır’ın yakıcı yaz sıcağı altında yoksul bir kenar mahallede yaşayan iki kardeşin mahallelerinin hemen yanındaki lüks sitenin duvarını aşıp havuzuna girme mücadelesini anlatan ve dünya prömiyerini 37. Varşova Film Festivali‘nin “Competiton 1-2” bölümünde yapacak olan “Sabırsızlık Zamanı” isimli filmleri yarışacak.

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda 2 Türkiye Prömiyeri

9. Boğaziçi Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer alan filmlerden “Pota”ve “Sabırsızlık Zamanı” Türkiye prömiyerlerini festivalde yaparken “Anadolu Leoparı”, “Bağlılık Hasan”, “İçimdeki Kahraman”, “İki Şafak Arasında”, “Kafes”, “Koridor”, “Lacivert Gece” ve “Okul Tıraşı”filmleri ise İstanbul’da ilk gösterimlerini gerçekleştirecek.

Yönetmenlik kariyerinin başında olan isimleri desteklemek ve yönetmenlerin yeni filmlerinin önünü açmak amacıyla bu yıl ilk kez Akli Film’in katkılarıyla verilecek olan En İyi İlk Film Ödülü için ise “Anadolu Leoparı”, “İki Şafak Arasında” ve “Pota” yarışacak.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkıları, TRT’nin Kurumsal İş Ortaklığı ve Global İletişim Ortağı Anadolu Ajansı‘nın destekleriyle; Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenecek olan 9. Boğaziçi Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer alacak filmlerden bir tanesi 100.000 TL’lik En İyi Ulusal Uzun Metraj Film Ödülü’nün sahibi olacak. Yarışmada 20.000 TL’lik En İyi Yönetmen, 15.000 TL’lik En İyi Kadın Oyuncu, 15.000 TL’lik En İyi Erkek Oyuncu, 10.000 TL’lik En İyi Senaryo, 10.000 TL’lik En İyi Sinematografi ve 10.000 TL’lik En İyi Kurgu dallarında da ödüller dağıtılıyor. Ayrıca festivalin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışmasında yer alan filmlerden birine FİYAB (Film Yapımcıları Meslek Birliği) tarafından 10.000 TL’lik En İyi Yapımcı Ödülü takdim edilecek

9. Boğaziçi Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması Filmleri

 Anadolu Leoparı – Emre Kayiş

Bağlılık Hasan – Semih Kaplanoğlu

İçimdeki Kahraman – Sinan Sertel

İki Şafak Arasında – Selman Nacar

Kafes – Cemil Ağacıkoğlu

Koridor – Erkan Tahhuşoğlu

Lacivert Gece – Muhammet Çakıral

Okul Tıraşı – Ferit Karahan

Pota – Ahmet Toklu

Sabırsızlık Zamanı – Aydın Orak

 

Okumaya Devam Edin

Film Festivalleri

Adana Altın Koza Film Festivali Kapsamında “Gondol’da Film Gösterimleri”, 14 – 20 Eylül’de Açık Havada Sinema Keyfi Sunuyor!

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali kapsamında düzenlenen ücretsiz“Gondol’da Film Gösterimleri” etkinliği, gösterime girdikleri günden bu yana ilgiyle izlenen filmleri sinemaseverlerle buluşturuyor. Adanalılara açık havada film izleme keyfi sunmayı amaçlayan gösterimler, sosyal mesafeye uygun bir yerleşimle14 – 20 Eylül 2020 tarihleri arasında Seyhan Nehri’nde bulunan Gondol Marina’da gerçekleştirilecek.

Etkinlik kapsamında 14 Eylül Pazartesi akşamı “7. Koğuştaki Mucize”; 15 Eylül Salı akşamı “Selvi Boylum Al Yazmalım”; 16 Eylül Çarşamba akşamı “Aile Arasında”17 Eylül Perşembe akşamı “Arkadaş”; 18 Eylül Cuma akşamı “Yozgat Blues”; 19 Eylül Cumartesi akşamı “Ölümlü Dünya”20 Eylül Cuma akşamı ise “Züğürt Ağa” filmlerinin gösterimleri gerçekleşecek.

Başlama saati 20.00 olan “Gondol’da Film Gösterimleri”ne ücretsiz olarak katılmak için sehircilikatolyesi.org adresinden kayıt yaptırılabilir.

Okumaya Devam Edin

Facebook Sayfamızı Beğenin

Facebook Pagelike Widget

Twitter’dan takip edin!


Kaynak göstermeden alıntı yapılamaz. Tüm hakları saklıdır, https://sinematopya.com , 2019.

Trending