Connect with us

Film Festivalleri

Martin Eden: Kalemin Aydınlığı

Yayın tarihi:

-

Jack London’ın 1909 yılında yayınlanan romanı Martin Eden, 1800’lü yıllarda Amerika’da gemilerde çalışan fakir bir gencin yazar olabilme çabasını anlatır. Bu çaba bir uyanıştır aynı zamanda. İçinde bulunduğu dünyayı ve onun acımasızlığını, aşkı, hatta kendi varlığını sorgulama, keşfetme sancısıdır ve London bu çabayı kendi hayatından yola çıkarak öyle yoğun bir duygu ve derinlikle anlatır ki romanı okuyup hayran olmamak güç… İşte bu yüzden, belgesel filmleriyle tanınan yönetmen Pietro Marcello’nun serbest bir uyarlama da olsa, böyle büyük bir tutkuyla yazılmış özyaşamsal bir romanı sinemaya uyarlamak cesaretini göstermesi bile kanımca övgüyü hak ediyor.  İlk olarak Venedik Film festivalinde gösterilen film, gayet iyi eleştiriler aldı ve Martin Eden’ı canlandıran Luca Marinelli’ye en iyi erkek oyuncu ödülünü kazandırdı.

Marcello’nun romanı uyarlarken yaptığı en büyük değişiklik geçtiği coğrafyayı ve zamanı değiştirmiş olması. Aslında bu hamle Martin Eden’nın ne kadar evrensel bir karakter olduğunu, yaşadıklarının zamandan ve mekandan ne kadar bağımsız olduğunu da vurguluyor bir açıdan. Filmde olaylar olasılıkla 60’lı yıllarda Napoli’de geçiyor. Olasılıkla diyorum çünkü kostümler ve teknoloji bu anlamda bir miktar kafa karıştırıyor ve film olay veya tarih bazında bir kesinlik göstermiyor.

Gemilerde işçi olarak çalışan, abla ve eniştesi ile birlikte yaşayan Martin, üst sınıftan zengin bir çocuğun hayatını kurtarınca onun ailesi ve kızkardeşi Elena ile tanışıyor. Eğitimli ve güzel Elena’ya ilk görüşte aşık olan Martin, ona layık olabilmek için ‘birisi’ olması gerektiğini biliyor ve buna tüm hayatını adıyor. Bulduğu her kitabı büyük bir hırsla okumaya, yorumlaya ve yazar olmaya çalışıyor. Umutsuz bir aşkla başlayan bu süreç Martin’in hayatını değiştiriyor ve sonunda Elena’yı da aşarak, bir kendini gerçekleştirme serüvenine dönüşüyor. Yani ne de olsa bir denizci olan Martin, yeni denizler keşfedebilmek için kıyıyı gözden kaybetme cesaretini gösteriyor(Andre Gide). Yeri geldiğinde, Elena karşısında bile geri adım atmıyor ve kendini, yazdıklarını savunuyor. Başlangıçtaki elit bir zümreye ait olma isteği de çok yönlü düşünmeyi öğrenmesi ve sorgulamaktan vazgeçmemesi nedeniyle onu romanın da asıl meselelerinden biri olan, bireyselci bir noktaya getiriyor. Burjuvazi ve hatta devrin yoksulluğa çare olarak gördüğü, yükselen sosyalizm bile Martin’in eleştiri oklarının hedefi haline geliyor.

Martin’in ilk hikayesinin bir dergiye kabul edilmesi ve sonraki süreçte tüm ülkede okunan bir yazar olması ne yazık ki onun için yıkımın başlangıcı oluyor. Tüm elde ettiklerine rağmen, içindeki yangının kıvılcımı olan Elena’yı yitirmiş olması, daha da önemlisi Martin’in ona biçtiği değere sahip olmadığını artık bildiği halde onu unutamamış, başka kimseyi sevememiş olması Martin’i derinden yaralıyor. Bu başarı onsuz bir anlam taşımıyor çünkü. İnsanların ikiyüzlülüğü, artık ne yazarsa yazsın beğenenlerin onu defalarca reddedenler olduğunu bilmek de onu hayal kırıklığına uğratıyor. En önemlisi bunları bilmezden gelemiyor Martin, kendine yalan söyleyemiyor. Elena’yı deli gibi sevse de onu hayatına alamıyor, derinliklerde aradığını bulamamış olsa da ayrıldığı kıyıya artık dönmek istemiyor.

Film özellikle ilk bölümünde, yani Martin’in aşık olup içindeki kıvılcımın ateşe dönüştüğü kısımda, senaryosunun, müziklerinin, seçilen soluk renk paleti ve özenli görüntü yönetiminin yardımıyla, romanın ruhunu neredeyse birebir yakalıyor ve Martin’in kabuğunu kırıp kendi kanatlarıyla uçma çabası, çektiği yoksulluğa rağmen yazma tutkusu ve bitmek tükenmek bilmeyen azmi perdeye gayet ince ayrıntılarla yansıyor. Bu kısımda Martin Eden’a hayat veren Luca Marinelli’nin performansı da neredeyse kusursuz. Araya giren geri dönüşler (flashback) filme belgesel yönetmenliğinden gelen Marcello’nun imzasını atarken, aynı zamanda seyircinin bir olaya değil de sanki bir ruh haline tanıklık etmesini sağlıyor.

Filmin belki en büyük kusuru ise Martin’i yıkıma götüren geçiş sürecinin aceleye gelmesi ve bir zaman atlaması ile perdeye yansıması. Yani adım adım izlediğimiz her derdine ortak olduğumuz Martin’in meşhur olduktan sonraki en az birkaç yılını izleyemiyoruz filmde. Bu boşluk seyircinin filmden kopmasına,  onun öfkesini ve ajitasyonunu anlamlandırmakta güçlük çekmesine neden oluyor. Üstelik bu ikinci kısım ilk kısmın özenli anlatımından da yoksun. Martin’in vardığı noktadaki mutsuzluğunu ve nedenlerini tabiri caizse özetleyen basın toplantısı sahnesi hikayedeki altyapısı kurulamadığından kolaycı ve didaktik duruyor. Üstelik hem bu sahnede hem de Elena ile hesaplaştığı sahnede, aslında bütün filmi sırtlayan ve imgelemimizdeki Martin Eden’a bir yüz kazandıran Marinelli’nin oyunculuğu bile filmin bağlamından kopmasıyla savrularak inandırıcılık sınırlarını zorluyor. Neyse ki film son sahnesi ile romanın ruhunu tekrar yakalamayı ve sinemaseverlerin aklında bu sahne ile yer etmeyi başarıyor.

Sonuç olarak, ilk kısımda karakterin mücadelesinin ve iç dünyasının  incelikli ve özgün anlatımı, karakterle bütünleşen baş rol oyuncusu ve özenli sinematografisi düşünüldüğünde, sonlara doğru biraz derinliğini yitirmiş, irtifa kaybetmiş olsa da Pietro Marcello’nun  bu kadar ünlü, naif  ve sevilen bir eseri, üstelik hem zaman hem de mekanla oynayarak  perdeye uyarlamak gibi zorlu bir görevin altından yine de başarıyla kalkmış olduğu söylemek sanırım yanlış olmaz.

Okumaya Devam Edin

Film Festivalleri

Ankara Film Festivali Ulusal Yarışma Filmleri Belli Oldu!

Yayın tarihi:

-

Yazar:

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla, Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı (Dünya KİV) tarafından 4-12 Kasım tarihleri arasında Kızılay Büyülü Fener Sineması’nda gerçekleşecek 32. Ankara Film Festivali’nde Ulusal Uzun Film, Belgesel Film ve Kısa Film dallarında yarışma heyecanı yaşayacak filmler belli oldu.

Akademisyenler Fulten Larlar ile İclal Can Gürbüz ve DünyaKİV Başkanı İrfan Demirkol’dan oluşan ön seçici kurul Ulusal Uzun Film Yarışması’na başvuran 55 film arasından yarışacak 10 filmi belirledi. Değerlendirme sonucu; Emre Kayiş yönetmenliğindeki “Anadolu Leoparı”, Fikret Reyhan imzalı “Çatlak”, Erdem Tepegöz’ün yönettiği “Gölgeler İçinde”, Selman Nacar’ın yönettiği “İki Şafak Arasında”, Erkan Tahhuşoğlu imzalı “Koridor”, Muhammet Çakıral’ın yönettiği “Lacivert Gece”, Ferit Karahan’ın yönettiği “Okul Tıraşı”, Aydın Orak’ın yönettiği “Sabırsızlık Zamanı”, Çağıl Bocut’un yönettiği “Sardunya” ve Tufan Taştan’ın yönettiği “Sen Ben Lenin” adlı filmler Ulusal Uzun Film Yarışması’nda yarışacak.

50.000 TL değerindeki En İyi Film Ödülü ve ilk filmlere verilen 20.000 TL değerindeki Mahmut Tali Öngören En İyi İlk Film Ödülü’nün de yer aldığı 12 kategoride ödüllere akademisyen ve medya sanatçısı Andreas Treske, sanat yönetmeni Meral Efe Yurtseven, oyuncu Selen Uçer, yönetmen Seren Yüce ile yazar ve yönetmen Vecdi Sayar’dan oluşan ana jüri karar verecek. SİYAD En İyi Film Ödülü’ne karar verecek SİYAD jürisi ise önümüzdeki günlerde açıklanacak.

Ulusal Kısa Film Yarışması’nda 15 Film Yarışacak!

Ulusal Kısa Film Yarışması’na başvuran 301 film, akademisyen Gizem Akgülgil, yazar ve yönetmen Gülden Treske ile Festivalin Onursal Başkanı Oğuz Onaran’dan oluşan ön seçici kurul tarafından değerlendirildi. Nuri Cihan Özdoğan’ın “Aynı Gecenin Laciverti”, İnan Erbil’in “Belki Bir Gün Gideriz”, Mahsum Taşkın’ın “Binbir Gece”, Fehmi Öztürk’ün “Bir Annenin Sonatı”, Emir Aytemür’ün “Buz İçin Çığlık”, Okan Aygün’ün “Güzel Havalar”, Ömer Faruk Yardımcı’nın “Hasat”, Abdullah Şahin’in “Hemnefes”, Doğan Belge’nin “İnşaattaki”, İlker Köklük’ün “Konsensüs”, Meriç Atalar ve Isabel Loyer’in birlikte yönettikleri “Med Cezir Tango”, Merve Bozcu’nun “Plastik Rüya”, Can Merdan Doğan’ın “Stiletto”, Doğuş Özokutan’ın “Teslimat” ve Onur Güler’in “Yara” adlı filmleri 10.000 TL değerindeki En İyi Kısa Film Ödülü için yarışacak.

Yarışmaya seçilen 15 film, oyuncu Alican Yücesoy, senarist ve yönetmen Banu Sıvacı ile senarist, yönetmen Müfit Can Saçıntı’dan oluşan ana jüri tarafından değerlendirilecek.

11 Belgesel Ankara’da Yarışma Heyecanı Yaşayacak!

Akademisyen, senarist, yönetmen Enver Özüstün, yönetmen Hacer Yıldız ve akademisyen, yönetmen Önder Özdem’den oluşan ön seçici kurulun değerlendirmeleri sonucu; Zafer Sevener ve Sibel Sümer’in birlikte yönettikleri “Araya Korona Girmeseydi…”, Fevzi Baran’ın “Baba Ne Oldu?”, Aslı Akdağ’ın “Bekleyiş”, Mehmet Emin Öztürk’ün “Doğu’nun Işığı”, Kurtuluş Özgen’in “Habitus of Self ‘alçak sesle’”, Mustafa Aydın’ın “Haymatlos”, Ulaş Tosun’un “Merhaba Canım”, Mehmet Emre Battal’ın “Muhtaç”, Doğuş Algün’ün “Sıcak Yatak”, Metin Avdaç’ın “Tipi” ve Ahmet Necdet Çupur’un “Yaramaz Çocuklar” adlı belgeselleri festivalde Ulusal Belgesel Film Yarışması kapsamında izleyiciyle buluşacak.

Ulusal Belgesel Film Yarışması’na bu yıl gelen 103 başvuru arasından seçilen 11 film arasından, belgesel yönetmeni Güliz Sağlam, belgesel yönetmeni Mustafa Ünlü ile akademisyen Özgür Yaren’den oluşan ana jüri 20.000 TL değerindeki En İyi Belgesel Ödülü’nün sahibini belirleyecek.

Yarışmaların kazananları 12 Kasım akşamı düzenlenecek Kapanış ve Ödül Töreni’nde sahiplerini bulacak.

ULUSAL UZUN FİLM YARIŞMASI

Anadolu Leoparı / Emre Kayiş

Çatlak / Fikret Reyhan

Gölgeler İçinde / Erdem Tepegöz

İki Şafak Arasında / Selman Nacar

Koridor / Erkan Tahhuşoğlu

Lacivert Gece / Muhammet Çakıral

Okul Tıraşı / Ferit Karahan

Sabırsızlık Zamanı / Aydın Orak

Sardunya / Çağıl Bocut

Sen Ben Lenin / Tufan Taştan

ULUSAL KISA FİLM YARIŞMASI

Aynı Gecenin Laciverti / Nuri Cihan Özdoğan

Belki Bir Gün Gideriz / İnan Erbil

Binbir Gece / Mahsum Taşkın

Bir Annenin Sonatı / Fehmi Öztürk

Buz İçin Çığlık / Emir Aytemür

Güzel Havalar / Okan Aygün

Hasat / Ömer Faruk Yardımcı

Hemnefes / Abdullah Şahin

İnşaattaki / Doğan Belge

Konsensüs / İlker Köklük

Med Cezir Tango / Meriç Atalar, Isabel Loyer

Plastik Rüya / Merve Bozcu

Stiletto / Can Merdan Doğan

Teslimat / Doğuş Özokutan

Yara / Onur Güler

ULUSAL BELGESEL FİLM YARIŞMASI

Araya Korona Girmeseydi… / Zafer Sevener, Sibel Sümer

Baba Ne Oldu? / Fevzi Baran

Bekleyiş / Aslı Akdağ

 Doğu’nun Işığı / Mehmet Emin Öztürk

Habitus of Self “alçak sesle” / Kurtuluş Özgen

Haymatlos / Mustafa Aydın

Merhaba Canım / Ulaş Tosun

Muhtaç / Mehmet Emre Battal

Sıcak Yatak / Doğuş Algün

Tipi / Metin Avdaç

Yaramaz Çocuklar / Ahmet Necdet Çupur

 

ANKARA FİLM FESTİVALİ

4-12 KASIM 2021

Okumaya Devam Edin

Film Festivalleri

9. Boğaziçi Film Festivali Ulusal Yarışma Filmleri Belli Oldu!

Yayın tarihi:

-

Yazar:

23 – 30 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek olan 9. Boğaziçi Film Festivali’nde yarışma heyecanı başlıyor.

Festivalde “Altın Yunus” için yarışacak filmler açıklandı.

Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından 23 – 30 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek olan 9. Boğaziçi Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda “En İyi Film Ödülü” için yarışacak filmler açıklandı.

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda “Altın Yunus” için 10 Film Yarışacak!

Yönetmen ve senarist Reis Çelik’in başkanlık edeceği jürinin karşısına çıkacak Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda Emre Kayiş’in bir hayvanat bahçesi müdürünün, kurumun özelleştirmesini önlemek amacıyla verdiği mücadeleyi anlatan, dünya prömiyerini 46. Toronto Uluslararası Film Festivali’nde yapan ve festivalde FIPRESCI Ödülü alan ilk uzun metrajı “Anadolu Leoparı”, Semih Kaplanoğlu’nun geçimini babasının meyve bahçesinden sağlayan bir adamın, arazisinin ortasına dikilmek istenen elektrik direğinden kurtulmaya çalışmasıyla gelişen olayları konu alan ve dünya prömiyerini 74. Cannes Film Festivali’nin “Belirli Bir Bakış” bölümünde yapan “Bağlılık Hasan”, Sinan Sertel’in kendini kahraman hisseden bir gencin üstün özelliklerini keşfetmeye çalışıp ölen babasını geri getirme çabasını anlatan “İçimdeki Kahraman”, Selman Nacar’ın geçirdiği iş kazasının ardından vicdani bir hesaplaşmaya giden bir adamın hikâyesini konu alan ve dünya prömiyerini 69. San Sebastian Uluslararası Film Festivali’nin “New Directors” bölümde yapan ilk uzun metrajı “İki Şafak Arasında”, Cemil Ağacıkoğlu’nun eski polis memuru olan Hasan’ın meslekten atılması için kendisine tuzak kurduğunu düşündüğü eski arkadaşı Yahya ile olan hesabını konu edinen “Kafes”, Erkan Tahhuşoğlu’nun birlikte yaşamak zorunda kalan birbirlerinden farklı karakterlere sahip iki kardeşin hikayesini anlatan “Koridor”, Muhammet Çakıral’ın dar gelirli bir profesyonel futbolcu olan Semih’in yaşadığı sosyo-ekonomik travmaları ve çaresizliğini konu alan “Lacivert Gece”, Ferit Karahan’ın şehirden uzakta, yatılı bir okulda okuyan Yusuf’un bir anda rahatsızlanan arkadaşı Memo’yu hastaneye götürme talebinin okul yönetimi tarafından zamanında kabul görmemesi ve yoğun kar yağışıyla yolların kapanmasıyla birlikte gelişen olayları konu edinen, 71. Berlin Film Festivali’nin “Panorama Bölümü”nde yarışıp FIPRESCI Ödülü alan “Okul Tıraşı”, Ahmet Toklu’nun, semtinde basketbol oynayabilecekleri bir alan olmayan Ahmet’in bu engeli ortadan kaldırmak için bir yol bulmaya çalışmasını hikayeleştiren ve dünya prömiyerini 51. Giffoni Film Festivali’nde yapan “Pota” ve Aydın Orak’ın Diyarbakır’ın yakıcı yaz sıcağı altında yoksul bir kenar mahallede yaşayan iki kardeşin mahallelerinin hemen yanındaki lüks sitenin duvarını aşıp havuzuna girme mücadelesini anlatan ve dünya prömiyerini 37. Varşova Film Festivali‘nin “Competiton 1-2” bölümünde yapacak olan “Sabırsızlık Zamanı” isimli filmleri yarışacak.

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda 2 Türkiye Prömiyeri

9. Boğaziçi Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer alan filmlerden “Pota”ve “Sabırsızlık Zamanı” Türkiye prömiyerlerini festivalde yaparken “Anadolu Leoparı”, “Bağlılık Hasan”, “İçimdeki Kahraman”, “İki Şafak Arasında”, “Kafes”, “Koridor”, “Lacivert Gece” ve “Okul Tıraşı”filmleri ise İstanbul’da ilk gösterimlerini gerçekleştirecek.

Yönetmenlik kariyerinin başında olan isimleri desteklemek ve yönetmenlerin yeni filmlerinin önünü açmak amacıyla bu yıl ilk kez Akli Film’in katkılarıyla verilecek olan En İyi İlk Film Ödülü için ise “Anadolu Leoparı”, “İki Şafak Arasında” ve “Pota” yarışacak.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkıları, TRT’nin Kurumsal İş Ortaklığı ve Global İletişim Ortağı Anadolu Ajansı‘nın destekleriyle; Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenecek olan 9. Boğaziçi Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer alacak filmlerden bir tanesi 100.000 TL’lik En İyi Ulusal Uzun Metraj Film Ödülü’nün sahibi olacak. Yarışmada 20.000 TL’lik En İyi Yönetmen, 15.000 TL’lik En İyi Kadın Oyuncu, 15.000 TL’lik En İyi Erkek Oyuncu, 10.000 TL’lik En İyi Senaryo, 10.000 TL’lik En İyi Sinematografi ve 10.000 TL’lik En İyi Kurgu dallarında da ödüller dağıtılıyor. Ayrıca festivalin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışmasında yer alan filmlerden birine FİYAB (Film Yapımcıları Meslek Birliği) tarafından 10.000 TL’lik En İyi Yapımcı Ödülü takdim edilecek

9. Boğaziçi Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması Filmleri

 Anadolu Leoparı – Emre Kayiş

Bağlılık Hasan – Semih Kaplanoğlu

İçimdeki Kahraman – Sinan Sertel

İki Şafak Arasında – Selman Nacar

Kafes – Cemil Ağacıkoğlu

Koridor – Erkan Tahhuşoğlu

Lacivert Gece – Muhammet Çakıral

Okul Tıraşı – Ferit Karahan

Pota – Ahmet Toklu

Sabırsızlık Zamanı – Aydın Orak

 

Okumaya Devam Edin

Film Festivalleri

Adana Altın Koza Film Festivali Kapsamında “Gondol’da Film Gösterimleri”, 14 – 20 Eylül’de Açık Havada Sinema Keyfi Sunuyor!

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali kapsamında düzenlenen ücretsiz“Gondol’da Film Gösterimleri” etkinliği, gösterime girdikleri günden bu yana ilgiyle izlenen filmleri sinemaseverlerle buluşturuyor. Adanalılara açık havada film izleme keyfi sunmayı amaçlayan gösterimler, sosyal mesafeye uygun bir yerleşimle14 – 20 Eylül 2020 tarihleri arasında Seyhan Nehri’nde bulunan Gondol Marina’da gerçekleştirilecek.

Etkinlik kapsamında 14 Eylül Pazartesi akşamı “7. Koğuştaki Mucize”; 15 Eylül Salı akşamı “Selvi Boylum Al Yazmalım”; 16 Eylül Çarşamba akşamı “Aile Arasında”17 Eylül Perşembe akşamı “Arkadaş”; 18 Eylül Cuma akşamı “Yozgat Blues”; 19 Eylül Cumartesi akşamı “Ölümlü Dünya”20 Eylül Cuma akşamı ise “Züğürt Ağa” filmlerinin gösterimleri gerçekleşecek.

Başlama saati 20.00 olan “Gondol’da Film Gösterimleri”ne ücretsiz olarak katılmak için sehircilikatolyesi.org adresinden kayıt yaptırılabilir.

Okumaya Devam Edin

Facebook Sayfamızı Beğenin

Facebook Pagelike Widget

Twitter’dan takip edin!


Kaynak göstermeden alıntı yapılamaz. Tüm hakları saklıdır, https://sinematopya.com , 2019.

Trending