Connect with us

Only Lovers Left Alive (2013) Sadece Aşıklar Hayatta Kalır

Yayın tarihi:

-

Bir yönetmen düşünün, hiçbir filmi ülkemizde vizyon şansı bulamamış olsun. On yıllardır bağımsız sinemanın marjinal çocuklarından biri olan Jim Jarmusch’un filmlerini festivaller de olmasa perde karşısında seyretme şansımız olmayacak. Usta yönetmenin Tilda Swinton ve Tom Hiddleston’ı da yanına alarak çektiği son filmi Sadece Aşıklar Hayatta Kalır (Only Lovers Left Alive) da Filmekimi 2013 kapsamında seyretme şansına eriştiğimiz ve Cannes’da Altın Palmiye için son anda yarışma bölümüne kabul edildiği açıklanan bir vampir öyküsü. Kendi çizgisinden ödün vermeden kotardığı bu postmodern vampir uyarlamasında Jarmusch, sinemada son dönemlerde hak ettiği değeri bulamayan bir kültün yepyeni bir bakış açısı ile; biraz romantizm ve biraz da mizahın tuz biber olması sonucu seyirciye sunmayı tercih ediyor.

Yüzyıllardır yaşayan, birbirlerine sırılsıklam aşık ve üç kez evlenip boşanan Adam (Tom Hiddleston) ve Eve’in (Tilda Swinton) öyküsünü seyrettiğimiz Sadece Aşıklar Hayatta Kalır, yönetmenin filmlerindeki imgesel müzik kullanımından faydalanarak görkemli denebilecek bir açılışla seyircisini selamlıyor. Birbirlerinden kilometrelerce uzakta olan Adam ve Eve, hayatta kalabilmek adına temiz insan kanı içmek gibi çeşitli ritüelleri gerçekleştirmeye devam ederken birbirlerine ihtiyaçları olduklarını anlarlar. Hepimizin bildiği klasik vampir tasvirine uygun şekilde yalnızca geceleri dışarı çıkabilen ikili, filmin ilk yarısında bir araya gelir. Uzun zaman sonra özlem giderdikleri sırada her iki karakterin de iç dünyasına küçük bir adım atmış oluruz. Adam, en büyük tutkusu müzik ve bilim olan ketum bir karakter çizerken Eve ise ona göre daha pozitif ve konuşkan bir çerçeveden ölümsüzlüğe bakar. Adam’ın insanoğluna karşı duyduğu nefret, kendini filmin çok çeşitli noktalarında hissettirir. Yüzyıllar boyu yaşamanın verdiği tecrübeyle bilimin yavaş ilerleyişinden yakınırken insanları zombiler olarak adlandırmayı tercih eder. Eve ise gerek bu konuda gerekse filmin tümünde daha çok Adam’ın kendisini bulmasına yardım eden bir yan karakter gibidir. Mizahi yönü daha kuvvetlidir ve bunu, çok sevdiği kocasını mutlu etmek için kullanmaktan hiç çekinmez.

only-lovers-7

Filmin ilk bölümünde bazı sosyal ve politik göndermeler eşliğinde Adam ve Eve’in yaşamlarına göz attıktan sonra ikinci bölümünde Eve’in çılgın kız kardeşi Ava’nın (Mia Wasikowska) hikayeye dahil olmasıyla işler değişir. Ava, hem ablasından hem de eniştesinden farklıdır. Attığı adımlarda ikinci kez düşünmeyi sevmediği bellidir, pişman olmaz ve gözü doymaz. Eve ve Adam’ın görevi ise bir zaman sonra bu genç kıza göz kulak olmak haline gelmiştir. Aslında Jarmusch, bu bağlamda çok tanıdık bir senaryoyu mekanda, kostümlerde ve biraz da insan fizyolojisinde değişiklikler yaparak seyircinin önüne koymaktadır. Televizyonda ve beyazperdede defalarca seyrettiğimiz belalı baldız ekolüne kan emme özelliğini ekleyerek hem kendi farklı dünyasına katkıda bulunmuş hem de seyirci için mizahı bol malzemeler ortaya koymuştur.

Sadece Aşıklar Hayatta Kalır’ı sevmenin çok çeşitli yolları olduğuna inansam da özellikle tarih boyunca yaşamış ve bu dünyaya bir şeyler katmış isimlerin farkında olan; yani temel bir entelektüel seviyeye sahip herkes nasıl ki Woody Allen’ın Midnight In Paris’ine aşık olduysa Jarmusch’un bu eserini de fazlasıyla benimseyebilir. William Shakespeare göndermesi ile dikkat çeken senaryo oyunları, Adam’ın hekim kılığına girdiğinde kullandığı ismin Faust olması gibi seyirciyi daha çok düşünmeye ve bağlantı kurmaya yönlendiren detaylar da içeriyor. Bilindiği üzere Goethe’nin Faust isimli eserinde Doktor Faust, ruhunu şeytana satmayı tercih ederek masumiyetini kaybeder.

Harikulade müzikleriyle yalnızca Adam’ı değil seyirciyi de besleyip açlığını gideren Sadece Aşıklar Hayatta Kalır, Jarmusch’un şaşkınlık veren zekasını sergilediği son sürprizi. Estetizmin doruklarında yaşayan, postmodernizmi ise damarlarında yaşatan ve bunlardan aldığı güçle şaha çıkan bir film. Swinton ve Hiddleston’un şapka çıkarılası performansları da cabası.

Okumaya Devam Edin
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rüya gibi filmler Kundura Sinema’da!

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Kundura Sinema’nın çevrimiçi izleme platformu Kundurama‘nın yeni seçkisi “Rüyanın Öte Yakası” yayında! 

New York merkezli bağımsız ve deneysel film platformu Kinescope’un kurucusu ve sinema yazarı Pawel Wieszczecinski’nin küratörlüğünde hazırlanan seçkide, izleyicinin hafızasını, zihnini ve duygularını harekete geçirmeye hazır ikisi kısa 3 film gösterilecek.

İngiliz sanatçı ve yönetmen ikili Daniel & Clara’nın 2019 yapımı belgeselleri “Notes From A Journey / Bir Yolculuktan Notlar” yalnızca görsel değil işitsel olarak da duyularımızı açmaya davet ederken; Berlin ve Cannes festivallerinin geleceğin yönetmenleri arasında gösterip desteklediği Hindistanlı genç yönetmen Payal Kapadia’nın rüyalardan ve efsanelerden beslenen ödüllü kısa filmleri de izleyiciyi geçmiş zaman masallarını andıran ruhani bir dünyanın içine çekecek.

“Rüyanın Öte Yakası” seçkisi 19 Temmuz’a dek Kundurama‘da Türkçe altyazılı ve ücretsiz izlenebilecek.

 

Okumaya Devam Edin

“Karanlık Kutunun Doğu Serüveni” Desteğinizi Bekliyor

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Prodüksiyonunu Kinema Film’in, senaristliğini ve yönetmenliğini Nihan Belgin’in üstlendiği “Karanlık Kutunun Doğu Serüveni” adlı dokü-dramanın önümüzdeki aylarda çekimlerine başlanması planlanıyor. Ön hazırlık çalışmaları yaklaşık 2 yıldır devam eden proje, Dünya’da çekilen ilk fotoğrafın izini sürerek fotoğrafın icadı ve günümüzdeki fotoğraf çılgınlığını farklı perspektiflerden anlatacak sinematografik bir anlatı olacak. Tarihteki ilk fotoğrafın çekilme anı gibi sahnelerle tarihi atmosferi yeniden canlandıracak belgesel filmde ayrıca İstanbul ve Doğu’ya dair onlarca arşiv fotoğrafı yer alacak. Filmin dış ses anlatımı ise Türkiye’nin en özel seslerinden aktör Metin Belgin yapacak.

Proje ekibi, Fongogo’da oluşturduğu kampanya sayfasıyla da izleyicilerini projenin bir parçası olmaya davet ediyor. Bütçesinin bir kısmını kitlesel fonlama yöntemiyle elde etmeyi planlayan proje, verilen destekler karşılığında destekçilerine çeşitli ödüller de sunuyor. Bağımsız sinemanın yanında olan sanatseverlerin desteğiyle hayat bulacak projenin kampanya sayfası 60 gün boyunca desteklere açık olacak.

Projeyle ilgili tüm detayların yer aldığı Fongogo kampanya sayfasına bu linkten ulaşabilirsiniz:

https://fongogo.com/Project/karanlik-kutunun-dogu-seruveni

KÜNYE
Senarist-Yönetmen: Nihan Belgin
Yapımcı: Umut Beşkırma
Görüntü Yönetmeni: Hakan Körezli
Dış Ses: Metin Belgin

www.kinemafilm.com.tr

Okumaya Devam Edin

53. Siyad Ödülleri Sahiplerini Buldu

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) üyelerinin oylarıyla belirlenen 2020 yılı Türkiye Sineması’nın ‘En İyileri’, salgın koşullarında çevrimiçi yapılan ve oyuncu Tuğrul Tülek’in sunuculuğunda gerçekleşen ödül töreninde açıklandı. Ercan Kesal’ın yazıp yönettiği Nasipse Adayız, En İyi Film Ödülü dahil toplam beş ödül kazandı. Nasipse Adayız’ı dört ödülle Nuh Tepesi, üç ödülle Bina ve bir ödülle Kronoloji izlediler.

Bu yılki SİYAD Onur Ödülleri’nin sahipleri oyuncu Nur Sürer ve belgesel sinemacı Can Candan, Emek Ödülü’nün sahibi ise emektar sinema makinisti Ali Koçoğlu oldu.

 

53. SİYAD Ödülleri’nin sahiplerinin tam listesi:

En İyi Film: Nasipse Adayız

En İyi İlk Film: Nuh Tepesi

En İyi Yönetim: Ercan Kesal / Nasipse Adayız

En İyi Senaryo: Ercan Kesal / Nasipse Adayız

En İyi Kadın Oyuncu Performansı: Cemre Ebüzziya / Kronoloji

En İyi Erkek Oyuncu Performansı: Ali Atay / Nuh Tepesi

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Performansı: Selin Yeninci / Nasipse Adayız

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Performansı: İnanç Konukçu / Nasipse Adayız 

En İyi Görüntü Yönetimi: Federico Cesca / Nuh Tepesi

En İyi Müzik: Can Demirci / Bina

En İyi Kurgu: Yorgos Mavropsaridis / Nuh Tepesi

En İyi Sanat Yönetimi: Ufuk Bildibay / Bina

En İyi Fantastik Film: Bina

En İyi Orta-Uzun Metraj Belgesel: Mimaroğlu

En İyi Kısa Metraj Belgesel: Silivri’den Mektuplar (Letters from Silivri)

En İyi Kısa Film: Büyük İstanbul Depresyonu

Onur Ödülleri: Nur Sürer, Can Candan

Emek Ödülü: Ali Koçoğlu

En İyi Yabancı Film: Boyalı Kuş-The Painted Bird / Bir Film (ithalatçı)

Çevrimiçi En İyi Film: Mank / Netflix (çevrimiçi platform)

Okumaya Devam Edin

Facebook Sayfamızı Beğenin

Facebook Pagelike Widget

Twitter’dan takip edin!


Kaynak göstermeden alıntı yapılamaz. Tüm hakları saklıdır, https://sinematopya.com , 2019.

Trending