Connect with us

Oscar 2010

Oscar’ın Ardından: Ödüller (Bölüm 2)

Yayın tarihi:

-

Bölüm 1‘de yorumlamaya başladığım Oscar kazananlarına buradan devam ediyorum:
Rick Baker & Dave Elsey
“The Wolfman”
Üç adayın da farklı türleri barındırdığı en iyi makyaj kategorisinde ödül, makyajın alasının yapıldığı The Wolfman‘a gitti. İsmine aldanmamak gerek, filmi izleyenler iyi bilir; karakterlerin oldukça başarılı bir makyajdan geçirilip kıllanıp budaklandığını anlamak güç değil. Barney’s Version’dan sürpriz beklediğim halde ödülü tahminim olan The Wolfman’ın kazanması beni sevindirirken Alice in Wonderland’in bu kategoride aday olamamasının ardındaki sebebi hala anlamış değilim.
Cate Blanchett & Colleen Atwood
Alice in Wonderland ile The King’s Speech’i karşı karşıya getiren diğer kategori olan en iyi kostüm tasarımı ödülünü sunmak üzere Lord of the Rings: The Return of the King “scenic transition”ı eşliğinde sahneye çıkan Cate Blanchett’in zarfı açtıktan sonra anons ettiği isim 9 Oscar adaylığından üçüncüsünü ödüle çeviren Colleen Atwood oldu. Alice in Wonderland‘in bu zaferi sonrası The King’s Speech’in hala sadece tek bir ödül kazanmış olması durumu ciddiyetini korusa da ödül “kesinlikle” hak edene gitti. Filmi izleyen herkes ustaca yaratılmış gotik kıyafet tasarımlarının hikayenin çekiciliğini ön plana çıkaran ilk özelliği olduğunu rahatlıkla görebilir.
Charles Ferguson & Audrey Marrs
“Inside Job”
En iyi kısa belgesel ödülünü Strangers No More ile Karen Goodman ve Kirk Simon kucaklarken en iyi kısa film ödülüGods of Love kazandı. Ardından merakla beklenen bir diğer ödül, en iyi belgesel ödülü kazananı anons edildi: Inside Job. Exit Through the Gift Shop ile giriştiği yarıştan ekonomik sebeplerle galip geldiğini düşündüğüm Inside Job’ın zaferine tek sevinme nedenim tahminimin doğru çıkması. Kaçıncı kez tekrarlıyorum, bilmiyorum ama “Waiting For the Superman?”
Pete Bebb, Chris Corbould
Paul Franklin,Andrew Lockley
“Inception”
Inception’ı tek aday olarak gördüğüm en iyi görsel efekt ödülünün sahibi malum tek adaya, yani Inception‘a gitti. 4 özel efekt uzmanını onurlandıran Akademi’nin Harry Potter and the Deathly Hallows: Part 1 ile Alice in Wonderland’i aday göstermesine sevinirken son 7 içinde uzun listeye Scott Pilgrim vs. the World’ün aday olamaması beni bir hayli üzmüştü. Bu ödülle birlikte Inception, toplamda 4 Oscar alarak geceyi noktaladı ve törende en çok ödül alan iki filmden biri oldu.
Kirk Baxter & Angus Wall
“The Social Network”
Gecenin sonucunu etkileyebileceği kadar bu yıl etkisiz de kalabilme ihtimali bulunan en iyi kurgu ödülünü Robert Downey Jr. ve Jude Law ikilisi sundu. The King’s Speech’in -imkansız da olsa- bir şekilde kazanması durumunda en iyi film ödülünü garantileyeceği, The Social Network’ün kazanması durumunda ise en iyi filmi hala The King’s Speech’in alacağı gerçeğini gösteren kategorinin sahibi Eddie Ödülü’nü de kazanan The Social Network oldu. Beklenen bir sonuçtu, kurgu-film ayrımı yaşanacağı da belliydi. Sonuç olarak haklı olarak kazanılmış bir zafer olsa da eğer adaylar içinde Inception olsaydı ve bu ödül The Social Network’e gitseydi Akademi çok küfür yerdi, benden söylemesi. 
Randy Newman – “Toy Story 3”
Daha önceki Toy Story filmleri ile aday olup ödülü kazanamamış Randy Newman ile 2 Oscar ödüllü A.R. Rahman arasında geçen en iyi özgün şarkı yarışından Tangled filmindeki I See the Light şarkısının fırlayıp ödülü kazanmasını çok istememe rağmen kazanan “zamanı gelen” Randy Newman oldu. Aday şarkılar arasında en sanatsal, en modern ezgilere ve en iyi altyapıya sahip şarkı If I Rise’ın ödülü alamamasının tek sebebinin A.R. Rahman’ın 2 sene önce iki Oscar ödülü birden almasına bağlıyorum, başka sebebi olamaz. We Belong Together kötü bir şarkı değil ama If I Rise’dan iyi de değil.
Ve gecenin en heyecanlı dakikası geldi çattı: En iyi yönetmen ödülü. Bu sene en heyecanlı dakika ne yazık ki en iyi film kategorisinin verileceği an olamadı çünkü yönetmen Oscarı verildikten sonra zaten töreni takip etmenize gerek kalmamıştı çünkü sonuç belliydi. 
Tom Hooper & Kathryn Bigelow
David Fincher’ın almasını gönülden istediğim ama Tom Hooper’ın kazanması gerektiğine inandığım en iyi yönetmen Oscarı, The King’s Speech’teki başarısı ile Directors Guild of America (DGA) Ödülü’nü kazanan Tom Hooper‘ın oldu. Bugüne dek sektör içinde oldukça başarılı filmlere imza atmış ama ilk adaylığını yalnızca 2 yıl önce kazanmış David Fincher gibi bir usta yönetmenin ödülü kaybetmesi üzücü olsa da bir bakıma da sevinmedim değil. Çünkü eğer Fincher yönetmen ödülünü kazansaydı film ödülü de muhtemelen The Social Network’e giderdi -ki bu başından beri istemediğim bir şey. Tom Hooper’ın adını TV filmleri ile duyurmasını hazmedemeyen kesimlerin diline doladığı sonuç aslında beklenmesi gereken bir sonuçtu -DGA Ödülü dolayısı ile. Tom Hooper’ın sadece TV filmleri ile devam etmesi gerektiği düşünürcesine eleştiren kesimlerin Fincher’a ödül verilmemesi protestosunu anlasam da Hooper’a yapılan haksızlık konusunda ne yazık ki susacak değilim. Eğer kendisi “cidden” iyi bir iş başarmamış olsaydı ne yönetmenler birliği kendisini ödüllendirirdi ne de Akademi. Hem en iyi film hem de en iyi İngiliz filmi ödüllerini BAFTA’da kucaklayarak yarım asırlık bir rekor kıran The King’s Speech gibi başarılı bir filmin yönetmeninin başarısızlığından bahsetmek söz konusu olamaz. Fincher daha fazla hak ediyor olabilir ama bu Hooper’ın hak etmediği anlamına gelmez. Sam Mendes nasıl ki ilk filmi American Beauty ile Oscar ödüllerini süpürdüyse Tom Hooper da başarılı TV geçmişini ilk ciddi sinema deneyimi ile devam ettirmekle kalmadı, bu durumdaki bir yönetmenin yapabileceği en iyi işi yaptı.
Jeff Bridges & Natalie Portman
En iyi kadın oyuncu ödülü ile devam eden törende sona yaklaşılırken Annette Bening ve Natalie Portman rekabetinden kimin galip çıkacağı heyecanı sardı izleyenleri. Natalie Portman sene içinde sayısız ödül almış olsa da daha önce 3 kez Oscar’a aday gösterilen, “zamanı gelen” ve Akademi içerisinde pek çok seveni ve arkadaşı olan Annette Bening de görmezden gelinemezdi. Akademinin oyunculuk kategorilerinde neredeyse her sene şaşırttığı düşünüldüğünde Bening’in, Oscar’ı Portman’ın elinden alabileceği ihtimali hala vardı. Ama hiçbir şeyi riske atmaya değmez: Ödülün sahibi benim de tahmin ettiğim Natalie Portman oldu. Başrolünü oynadığı Black Swan’a tek Oscar heykelciğini kazandıran Portman’ın hamile olduğu halde ne kadar zarif göründüğünü eklemeden edemeyeceğim.
Colin Firth
Sene içinde dağıtılan tüm ödülleri kucaklayan Colin Firth’ün zaferini daha aday olmadan önce ilan ettiği en iyi erkek oyuncu kategorisinde James Franco, Jesse Eisenberg gibi eleştirmenlerin onurlandırmayı seçtiği isimler de vardı. İki sene üst üste Oscar adayı olmayı başarmış Jeff Bridges ve Colin Firth yarışında geçtiğimiz sene Bridges galip gelmişken bu sene zafer Colin Firth‘ün oldu. Gecenin en rahat tahmin edilebilecek kategorisi olan erkek oyuncu dalında ilk Oscarını kucaklayan Firth’ün yapmacıklıktan uzak, profesyonelce ve rolüne sadık konuşması ise herkesten tam puan aldı.
Törenin en son ve en önemli ödülü olan en iyi film ödülünün sunumu, daha önce 3 kez Oscar kazanmış büyük yönetmen Steven Spielberg’in akıllarda iz bırakan konuşması ile başladı. Aday olan 10 filmden görüntülerin kolaj halinde sunulduğu bölümde arka planda -Colin Firth’ün performansından- Kral VI. George’un II. Dünya Savaşı konusunda halkına yaptığı konuşmanın olması ise ödülün aslında kime gideceğine bir işaretti. Eleştirmen ödülleri ile Altın Küre’nin galibi The Social Network başlarda tek favori olsa da PGA, DGA ve SAG ödüllerini kucaklayan, ardından BAFTA’da tarih yazan The King’s Speech en iyi film kategorisinde Oscar’ı kucakladı. Tom Hooper’ın en iyi yönetmen Oscarını kazanması ile kesinleşen bu sonucun ardından tören sona erdi.
Emile Sherman, Gareth Unwin ve Iain Canning
“The King’s Speech”
Sonuç olarak ödül alan filmleri sıralarsak;
The King’ Speech (4): Film, yönetmen, özgün senaryo, erkek oyuncu
Inception (4): Görsel efekt, görüntü yönetimi, ses kurgusu, ses miksajı
The Social Network (3): Kurgu, uyarlama senaryo, özgün müzik
The Fighter (2): Yardımcı kadın oyuncu, yardımcı erkek oyuncu
Alice in Wonderland (2): Sanat yönetimi, kostüm tasarımı
Toy Story 3 (2): Animasyon, özgün şarkı
Black Swan (1): Kadın oyuncu
In A Better World (1): Yabancı dilde en iyi film
The Wolfman (1): Makyaj
Inside Job (1): Belgesel
Gods of Love (1): Kısa film
Strangers No More (1): Kısa belgesel
The Lost Thing (1): Kısa animasyon
Christan Bale, Natalie Portman, Melissa Leo, Colin Firth
“Mutluluk Tablosu”
Okumaya Devam Edin

Oscar 2010

Oscar 2011 ve Twitter

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Oscar ödülleri sırasında pek çok insan bir yandan töreni izlerken diğer yandan internette, olanları tartışıyordu ve yorumlarını dile getiriyorlardı. 
Aşağıdaki iki görsel, Oscar töreni sırasında atılan tweet’lere dair istatistikler içermekte. Buna göre tören boyunca en çok tweet’in atıldığı an Oprah Winfrey’nin en iyi belgesel ödülünü sunduğu an, ikinci ise Melissa Leo’nun en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülünü kucakladığı an:

Diğer görselde ise tören boyunca Twitter’da bahsedilen ünlülere dair: En çok bahsedilen ünlü hem sunucu hem aday olan James Franco olurken, Franco’nun peşinden Natalie Portman geliyor.

Son görselimizde ise Oscar kazanan isimlerin yaptıkları konuşma sürelerine bakıyoruz. En uzun iki konuşmayı Colin Firth ve Melissa Leo yaparken bazı kazananlara konuşma sürelerinde getirilen kısıtlamalar da gözden kaçmıyor: 

Okumaya Devam Edin

Oscar 2010

83. Oscar Ödülleri İstatistikleri

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Oscar ödülleri dağıtılalı 1 hafta kadar oldu ama hala tören ve kazananlar hakkındaki muhabbetler bitmedi. Kim neyi hak etti, kim ne kazandı vb. bunlar bir kenarda dursun, şimdi 83. Akademi Ödülleri’nde göze çarpan 10 ilgi çekici (ve gereksiz) istatistiğe bakalım:
1. The King’s Speech, 1975 yılından beri teknik kategorilerde tek bir ödül dahi almadan en iyi film Oscarını kazanan 11. film oldu. Diğer 10 film ise One Flew Over the Cuckoo’s Nest, Annie Hall, Kramer vs. Kramer, Ordinary People, Terms of Endearment, Rain Man, The Silence of the Lambs, A Beautiful Mind, Million Dollar Baby ve No Country for Old Men.
2. True Grit, 10 dalda Oscar adayı olup hiçbirini kazanamayan filmler kervanına katıldı. Kervandaki diğer filmler ise 11 adaylıkla The Turning Point ve The Color Purple ile Martin Scorsese’nin 10 Oscar adayı filmi Gangs of New York. Ayrıca son iki yılda 10 en iyi film ödülü aday filmlerden dördü törenden hiçbir ödül alamadan geri döndü.

3. Inception, 33 yıldır dağıtılan en iyi görsel efekt, en iyi ses kurgusu ve en iyi ses miksajı ödüllerini kazanan 8. film oldu. Diğer filmler ise Raiders of the Lost Ark, E.T., Terminator 2, Jurassic Park, Titanic, The Matrix ve Peter Jackson’ın filmi King Kong.
4. Christian Bale ilk adaylığında Oscar kazandı. Colin Firth, Natalie Portman ve Melissa Leo ise ikinci adaylıklarında zafere ulaştı. Bu sene aday olan diğer iki önemli isim Amy Adams 3. adaylığında da sıfır çekerken Annette Bening 4. adaylığında da eve eli boş döndü. Dördüncü kez Oscar’a aday olan müzisyen Alexandre Desplat yine ödülü kazanamazken sinematograf Roger Deakins 9 kez Oscar adayı olup hiçbirini kazanamayarak yaşayan “en çok ve en az” onurlandırılan görüntü yönetmeni ünvanını aldı.
5. Oscar tarihinde 8. kez yardımcı oyuncu kategorilerindeki ödüller aynı filmden oyunculara gitti. Diğer filmler ise: A Streetcar Named Desire, From Here to Eternity, Sayonara, West Side Story, The Last Picture Show, Julia, Hannah & Her Sisters.
6. 1967 yılından beri iki ayrı kategori şeklinde verilen kostüm tasarımı ve sanat yönetimi ödülleri, 44 yılda 24 kez aynı filme gitti. Her iki ödülü de kazanan en son film 2005 yapımı Memoirs of a Geisha idi. Alice in Wonderland ile 3. kez Oscar kazanan Colleen Atwood‘un çalıştığı üç film de hem kostüm tasarımı hem de sanat yönetimi ödüllerini kazandı: Alice in Wonderland, Memoirs of a Geisha, Chicago.
7. 7 Oscar ödüllü Rick Baker, ilk Oscar zaferinin ardından 30. yılında The Wolfman ile en iyi makyaj ödülünü kazandı. Baker, ilk Oscar’ını ise An American Werewolf in London filmi ile almıştı.
8. The Social Network, en iyi kurgu ve en iyi senaryo ödüllerini alıp en iyi film ödülünü almayan 4. film olarak tarihe geçti. Diğer filmler A Place in the Sun, Witness ve Traffic idi.
9. Melissa Leo, aynı filmden aday olan başka bir oyuncuya karşı Oscar kazanan 16. isim oldu. En son Catherine Zeta-Jones’un Queen Latifah’yı alt ettiği yarış 2002 yılında yaşanmıştı.
10. 3 saat 15 dakika ile 83. Akademi Ödülleri, 1986 yılından beri en kısa süren 2. tören oldu. Tören, 2005 yılındaki Oscar ödüllerinden sadece 1 dakika daha uzun sürdü.
Okumaya Devam Edin

Oscar 2010

Oscar’ın Ardından: Kırmızı Halı ve Tören

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Ödül töreninden 2,5 saat önce başlayan ve bazı ünlülerin cidden 2,5 saat boyunca milim milim yürüdüğü kırmızı halı töreni bu sene ödül töreni gibi biraz soluk geçti. Aday olmayan Hollywood ünlülerinin bu halıdan neden geçirilmediğini hala anlayamamış olsam da orada bir Angelina Jolie, bir Jennifer Lopez, bir Meryl Streep, bir Brad Pitt eksikliği vardı. Aslında bu dört ismin kırmızı halıda olması pek çok adayı gölgede bırakacağından böyle bir seçim yapılıyor olabilir misal ama şu da bir gerçek ki kırmızı halının görkemli olmasının sebeplerinden biri bu yıldızların oraya ayak basmasıdır.
Annette Bening
Herkesin aksine Nicole Kidman’ın kıyafet seçimini ben oldukça beğendim. Modadan anlamayan biri olarak bunu düşünmem olağan karşılanabilir belki. Halının diğer ilgimi çeken isimleri Hailee Steinfeld, Jennifer Lawrence, Melissa Leo (yine pek çok kişi beğenmedi kendisini), Natalie Portman ve Cate Blanchett oldu. Annette Bening’in yaşına uygun, Oscarı kucaklamaya gelmişçesine giydiği kıyafeti göz kamaştırsa da Portman’ın kıyafetinin gölgesinde kaldığı aşikar idi.
Erkekler konusunda pek yorum yapmaya gerek yok sanırım zira kırmızı halıda gördüğüm en farklı erkek 2 sene önce Mickey Rourke idi. Haklılar tabii, giyecek pek fazla seçenekleri yok. Rengi de değiştiremiyorlar çünkü en resmi ve şık renk siyah. Bunlara rağmen kırmızı halıda görünce dikkatimi çeken isimler olmadı değil: Zachary Levi (saçları çok iyi olmuş böyle, uzatmasın), Colin Firth ve Gareth Unwin (soyadına rağmen ödülü kucakladı, eheh).
Yukarıda da belirttiğim gibi törenin kendisi de kırmızı halı kadar sıkıcıydı lakin bu yine de en çok güldüğüm Oscar törenlerinden biri olmadığı anlamına gelmiyordu. Aday filmlere göz kırpan muhteşem bir parodi ile açılan şov, Anne Hathaway ve James Franco’nun hafif komik şovuyla devam etti: Büyükanneler, akrabalar, çoluk çocuk… En çok The King’s Speech’e yapılan göndermeye bayıldığım parodiye tekrar göz atıp gülmek isteyenler için:
Franco ve Hathaway tören sırasında pek gözükmese de Franco’nun “bitse de gitsek” modundan bir türlü çıkamayışı, Hathaway fazla sevimli konuşmaları ve seyirciyi eğlendirmeye yönelik hareketlerinin yeterli miktarda olmayışı tarafımdan eksi not aldı. Kendilerine rağmen ödül sunan isimler oldukça başarılı bir seçimle ortaya çıkmış olacak ki Kirk Dougles, Steven Spielberg, Sandra Bullock gibi isimler beni fazlasıyla mutlu etti. 
Oyuncu kategorilerinde adayları geçmiş yıllardan seçilen 5 farklı yıldız oyuncunun tanıtması eyleminin son bulması ve sene içindeki farklı türlerden filmlerin kolaj halinde sunulması olaylarının çıkarılması törenin sıkıcılığını az da olsa gidermeye yetti. Scenic transition dedikleri Gone With the Wind, The Lord of the Rings, Chinese Theatre, ilk yayınlanan Oscar töreni gibi Hollywood tarihindeki önemli noktalara ayak basan görseller oldukça başarılıydı. Bunlardan en görkemlisi ise şüphesiz Cate Blanchett’ın en iyi kostüm tasarımı ödülünü vermek üzere sahneye çıkarken onlarca ekrandan Lord of the Rings parlaması ve arkada filmin jenerik müziği oldu. Harry Potter and the Deathly Hallows: Part 1 ve The Social Network’ü de içeren rap/dance/club müzikali de izleyenleri memnun eden bir diğer ögeydi.
Teması scenic transition’lardan oluşan 83. Oscar Ödülleri, görsel anlamda şu ana kadar izlediğim en muhteşem tören oldu, umarım bu scenic transition olayını abartmadan arada bir önümüze koyarlar. 3’ü Oscar olmak üzere toplam 7 ödül töreninde bana eşlik eden sevgili Emre Eminoğlu ve Tom Hooper’ın yönetmen ödülünü kazanması durumunda kendisine yemek ısmarlayacağımı söyleyip şu an doyurmam gereken bir karna sahip olan Onur Adıgüzel’e gecemi ayrı bir koldan güzel kıldıkları için teşekkür ediyorum. 
84. Oscar Ödülleri’nde daha iyi sunucular ve görsellikle istikrar görmek umuduyla…
Okumaya Devam Edin

Facebook Sayfamızı Beğenin

Facebook Pagelike Widget

Twitter’dan takip edin!


Kaynak göstermeden alıntı yapılamaz. Tüm hakları saklıdır, https://sinematopya.com , 2019.

Trending