Connect with us

Film Festivalleri

Yorgos Lanthimos’dan Bir Şaheser Daha: The Killing of a Sacred Deer (2017)

Yayın tarihi:

-

2017 Cannes Film Festivali’nde ‘En İyi Senaryo’ ödülünü alan Yorgos Lanthimos’un yeni filmi The Killing of a Sacred Deer, Türkiye prömiyerini 24. Uluslararası Adana Film Festivali’nde gerçekleştirdi. Lanthimos daha önce The Lobster’da beraber çalıştığı Flilppou ile beraber senaryosunu yazdığı filminde yine The Lobster’dan tanıdığımız Colin Farrell’ı kamera karşısına geçirmiş. Nicole Kidman-Barry Keoghan ikilisiyle tamamlanan muhteşem üçlü kadro, şimdiye dek görmediğimiz sıra dışı bir öykü ile akıllara durgunluk veren yapımı gözler önüne sermiş. Lanthimos; Kinetta, Dogtooth ve The Lobster filmlerinde sürrealizmin zirvesine çıkıp, kendisine has bambaşka üslup belirlemişti. Bu filminde yönetmen mitolojiye kadar uzanıp, geyik simgesi üzerinden hayat ağacı olgusunu sorguluyor. Asya mitolojisinden yakaladığı önemli bir durumu Amerikalı iki doktor karı kocayla özdeşleştiren Yorgos, Hollywood için yeni ışıklara açılan önemli bir kapıyı araladı. Kritiğin başında söyleyeyim ki içim rahat etsin; The Killing of a Sacred Deer, Oscar 2018’de “En İyi Senaryo”, “En İyi Görüntü Yönetmeni” ve “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” dalında çok güçlü bir yapıt!

Kritik bu noktadan sonra kısmen spoiler içermektedir, bunu önemle belirteyim! Filmde başarılı bir kardiyoloji doktoru olan Steven, yine kendi alanında uzman göz doktoru Anna ile evlidir. Kim ve Bob adında iki çocuk sahibi olan bu aile, artık mekaniğe dönmüş ilişkileri ile hayatlarını sürdürmekte, kendi kuralları çerçevesinde renksiz yaşamlarında mutlu olduklarını zannetmektedir. 16 yaşında iken Steven’in yaptığı ameliyat sırasında babasını kaybeden Martin olayın içine dahil olur ve Martin’e acıyan Steven onunla yakınlaşıp dostluk kurar. Fakat genç Martin çok tuhaftır, Steven’in ailesi ile tanıştıktan sonra tüm ailenin hayatını mahvedecektir. Kafasındaki düşünceleri karşısındaki ikna etmede son derece başarılı olan genç çocuk, Steven için tam anlamıyla karabasan olup, tuhaf biçimsel öğelere dayalı Steven ve Anna’nın aile içi ilişkilerini mahveder.

Yorgos, filmde üç temel ögeyi senaryonun içine serpiştirmiş. Birincisi beyin gücüyle insanlara hükmetme; ikincisi beden diliyle kişileri etkileme; üçüncüsü karşındakini neye inandırırsan kişinin o inandığı şeyle yaşamaya başlaması. Psikolojide buna hipnoz yöntemi deniliyor, ama The Killing of a Sacred Deer’da tamamen hipnozla bağlantılı bir yakınlaşmadan söz edemiyoruz. Mitolojiye kadar uzanan, geyik lanetinin ölümle sonuçlandığı zaman hayatların normale döneceği mesajının verilmesi akılları karıştırıyor. Martin ölen babasının yerine Steven’dan evdeki herhangi birisinin canını istemektedir. Bir baba olarak peki Steven bunu yapıyor mu peki? İşte bu sorunun cevabını mutlaka ama mutlaka filmde görmelisiniz. Anna’nın Martin’in ayaklarını öptüğü sahnede Hz. İsa göndermesiyle olaylarda farklı bir kulvar açan yönetmen, çocukların Martin ile kurduğu beyinsel çekim gücünü hastane ortamında vermiş.

Filmde ilk dakikadan başlayan anlamsızlık yirminci dakikadan sonra yüksek dozda gerilime kayıyor. Steven rolünde Colin Farrell öylesine sapkın bir doktoru canlandırmış ki, insan bedeniyle uğraşan doktorun duygusal belleğini kaybedişini muhteşem kurguyla izledik. Elinde silahla evin ortasında döndüğü sahnede Farrell ile acımasız karakteri Steven tek vücut olmuş. Nicole Kidman duygu tanımlaması olmayan ve hayatı sadece iş olarak gören Anna’yı yataktaki sevişme sahnesinde çok keskin şekilde oynuyor, sevişmenin anlamsızlığı üzerine oturup düşünüyorsunuz. Özellikle Martin ile Anna’ nın bakıştığı bir bar sahnesi var; işte film o son kareyle biterken sizde olan bitenin ne olduğunu anlamaya başlıyorsunuz. Filmi anlamak için son kareyi görmeniz şart. Martin’de Barry Keoghan, sanki Shakespeare sonesini okur gibi sergilediği oyunculukla şimdiye dek alışılagelmiş oyunculuk modellerini yok edip ortaya koyduğu performansla gerilimi zirveye taşıyor.

“Ellerin muhteşem! Harika ellerin var! Annem de beğendi ellerini ve seninle sevişmek istiyor. Seviş onunla. Güzel bedeni var” okurken şiir tadında olan bu diyalog gibi onlarca konuşma The Killing of a Sacred Deer’da karşınıza çıkacak. Barry Keoghan olağanüstü yeteneğini konuşturup sizi sinemada gerim gerim gererken, Yorgos Lanthimos da akıllara durgunluk veren senaryosu ile hafızanızdan çıkmayacak muhteşem bir işe imza atıyor. Filmin görüntü yönetmeni Thimios Bakatakis olayların içinde kullandığı renklerin gücünü çok iyi biliyor. Kusursuz bir başyapıt diye adlandırabileceğimiz The Killing of a Sacred Deer evdeki silah sahnesiyle sinema tarihine adını altın harflerle yazdıracak!

yasam.kaya@gmail.com

Film Festivalleri

Ankara Film Festivali Ulusal Yarışma Filmleri Belli Oldu!

Yayın tarihi:

-

Yazar:

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla, Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı (Dünya KİV) tarafından 4-12 Kasım tarihleri arasında Kızılay Büyülü Fener Sineması’nda gerçekleşecek 32. Ankara Film Festivali’nde Ulusal Uzun Film, Belgesel Film ve Kısa Film dallarında yarışma heyecanı yaşayacak filmler belli oldu.

Akademisyenler Fulten Larlar ile İclal Can Gürbüz ve DünyaKİV Başkanı İrfan Demirkol’dan oluşan ön seçici kurul Ulusal Uzun Film Yarışması’na başvuran 55 film arasından yarışacak 10 filmi belirledi. Değerlendirme sonucu; Emre Kayiş yönetmenliğindeki “Anadolu Leoparı”, Fikret Reyhan imzalı “Çatlak”, Erdem Tepegöz’ün yönettiği “Gölgeler İçinde”, Selman Nacar’ın yönettiği “İki Şafak Arasında”, Erkan Tahhuşoğlu imzalı “Koridor”, Muhammet Çakıral’ın yönettiği “Lacivert Gece”, Ferit Karahan’ın yönettiği “Okul Tıraşı”, Aydın Orak’ın yönettiği “Sabırsızlık Zamanı”, Çağıl Bocut’un yönettiği “Sardunya” ve Tufan Taştan’ın yönettiği “Sen Ben Lenin” adlı filmler Ulusal Uzun Film Yarışması’nda yarışacak.

50.000 TL değerindeki En İyi Film Ödülü ve ilk filmlere verilen 20.000 TL değerindeki Mahmut Tali Öngören En İyi İlk Film Ödülü’nün de yer aldığı 12 kategoride ödüllere akademisyen ve medya sanatçısı Andreas Treske, sanat yönetmeni Meral Efe Yurtseven, oyuncu Selen Uçer, yönetmen Seren Yüce ile yazar ve yönetmen Vecdi Sayar’dan oluşan ana jüri karar verecek. SİYAD En İyi Film Ödülü’ne karar verecek SİYAD jürisi ise önümüzdeki günlerde açıklanacak.

Ulusal Kısa Film Yarışması’nda 15 Film Yarışacak!

Ulusal Kısa Film Yarışması’na başvuran 301 film, akademisyen Gizem Akgülgil, yazar ve yönetmen Gülden Treske ile Festivalin Onursal Başkanı Oğuz Onaran’dan oluşan ön seçici kurul tarafından değerlendirildi. Nuri Cihan Özdoğan’ın “Aynı Gecenin Laciverti”, İnan Erbil’in “Belki Bir Gün Gideriz”, Mahsum Taşkın’ın “Binbir Gece”, Fehmi Öztürk’ün “Bir Annenin Sonatı”, Emir Aytemür’ün “Buz İçin Çığlık”, Okan Aygün’ün “Güzel Havalar”, Ömer Faruk Yardımcı’nın “Hasat”, Abdullah Şahin’in “Hemnefes”, Doğan Belge’nin “İnşaattaki”, İlker Köklük’ün “Konsensüs”, Meriç Atalar ve Isabel Loyer’in birlikte yönettikleri “Med Cezir Tango”, Merve Bozcu’nun “Plastik Rüya”, Can Merdan Doğan’ın “Stiletto”, Doğuş Özokutan’ın “Teslimat” ve Onur Güler’in “Yara” adlı filmleri 10.000 TL değerindeki En İyi Kısa Film Ödülü için yarışacak.

Yarışmaya seçilen 15 film, oyuncu Alican Yücesoy, senarist ve yönetmen Banu Sıvacı ile senarist, yönetmen Müfit Can Saçıntı’dan oluşan ana jüri tarafından değerlendirilecek.

11 Belgesel Ankara’da Yarışma Heyecanı Yaşayacak!

Akademisyen, senarist, yönetmen Enver Özüstün, yönetmen Hacer Yıldız ve akademisyen, yönetmen Önder Özdem’den oluşan ön seçici kurulun değerlendirmeleri sonucu; Zafer Sevener ve Sibel Sümer’in birlikte yönettikleri “Araya Korona Girmeseydi…”, Fevzi Baran’ın “Baba Ne Oldu?”, Aslı Akdağ’ın “Bekleyiş”, Mehmet Emin Öztürk’ün “Doğu’nun Işığı”, Kurtuluş Özgen’in “Habitus of Self ‘alçak sesle’”, Mustafa Aydın’ın “Haymatlos”, Ulaş Tosun’un “Merhaba Canım”, Mehmet Emre Battal’ın “Muhtaç”, Doğuş Algün’ün “Sıcak Yatak”, Metin Avdaç’ın “Tipi” ve Ahmet Necdet Çupur’un “Yaramaz Çocuklar” adlı belgeselleri festivalde Ulusal Belgesel Film Yarışması kapsamında izleyiciyle buluşacak.

Ulusal Belgesel Film Yarışması’na bu yıl gelen 103 başvuru arasından seçilen 11 film arasından, belgesel yönetmeni Güliz Sağlam, belgesel yönetmeni Mustafa Ünlü ile akademisyen Özgür Yaren’den oluşan ana jüri 20.000 TL değerindeki En İyi Belgesel Ödülü’nün sahibini belirleyecek.

Yarışmaların kazananları 12 Kasım akşamı düzenlenecek Kapanış ve Ödül Töreni’nde sahiplerini bulacak.

ULUSAL UZUN FİLM YARIŞMASI

Anadolu Leoparı / Emre Kayiş

Çatlak / Fikret Reyhan

Gölgeler İçinde / Erdem Tepegöz

İki Şafak Arasında / Selman Nacar

Koridor / Erkan Tahhuşoğlu

Lacivert Gece / Muhammet Çakıral

Okul Tıraşı / Ferit Karahan

Sabırsızlık Zamanı / Aydın Orak

Sardunya / Çağıl Bocut

Sen Ben Lenin / Tufan Taştan

ULUSAL KISA FİLM YARIŞMASI

Aynı Gecenin Laciverti / Nuri Cihan Özdoğan

Belki Bir Gün Gideriz / İnan Erbil

Binbir Gece / Mahsum Taşkın

Bir Annenin Sonatı / Fehmi Öztürk

Buz İçin Çığlık / Emir Aytemür

Güzel Havalar / Okan Aygün

Hasat / Ömer Faruk Yardımcı

Hemnefes / Abdullah Şahin

İnşaattaki / Doğan Belge

Konsensüs / İlker Köklük

Med Cezir Tango / Meriç Atalar, Isabel Loyer

Plastik Rüya / Merve Bozcu

Stiletto / Can Merdan Doğan

Teslimat / Doğuş Özokutan

Yara / Onur Güler

ULUSAL BELGESEL FİLM YARIŞMASI

Araya Korona Girmeseydi… / Zafer Sevener, Sibel Sümer

Baba Ne Oldu? / Fevzi Baran

Bekleyiş / Aslı Akdağ

 Doğu’nun Işığı / Mehmet Emin Öztürk

Habitus of Self “alçak sesle” / Kurtuluş Özgen

Haymatlos / Mustafa Aydın

Merhaba Canım / Ulaş Tosun

Muhtaç / Mehmet Emre Battal

Sıcak Yatak / Doğuş Algün

Tipi / Metin Avdaç

Yaramaz Çocuklar / Ahmet Necdet Çupur

 

ANKARA FİLM FESTİVALİ

4-12 KASIM 2021

Okumaya Devam Edin

Film Festivalleri

9. Boğaziçi Film Festivali Ulusal Yarışma Filmleri Belli Oldu!

Yayın tarihi:

-

Yazar:

23 – 30 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek olan 9. Boğaziçi Film Festivali’nde yarışma heyecanı başlıyor.

Festivalde “Altın Yunus” için yarışacak filmler açıklandı.

Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından 23 – 30 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek olan 9. Boğaziçi Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda “En İyi Film Ödülü” için yarışacak filmler açıklandı.

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda “Altın Yunus” için 10 Film Yarışacak!

Yönetmen ve senarist Reis Çelik’in başkanlık edeceği jürinin karşısına çıkacak Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda Emre Kayiş’in bir hayvanat bahçesi müdürünün, kurumun özelleştirmesini önlemek amacıyla verdiği mücadeleyi anlatan, dünya prömiyerini 46. Toronto Uluslararası Film Festivali’nde yapan ve festivalde FIPRESCI Ödülü alan ilk uzun metrajı “Anadolu Leoparı”, Semih Kaplanoğlu’nun geçimini babasının meyve bahçesinden sağlayan bir adamın, arazisinin ortasına dikilmek istenen elektrik direğinden kurtulmaya çalışmasıyla gelişen olayları konu alan ve dünya prömiyerini 74. Cannes Film Festivali’nin “Belirli Bir Bakış” bölümünde yapan “Bağlılık Hasan”, Sinan Sertel’in kendini kahraman hisseden bir gencin üstün özelliklerini keşfetmeye çalışıp ölen babasını geri getirme çabasını anlatan “İçimdeki Kahraman”, Selman Nacar’ın geçirdiği iş kazasının ardından vicdani bir hesaplaşmaya giden bir adamın hikâyesini konu alan ve dünya prömiyerini 69. San Sebastian Uluslararası Film Festivali’nin “New Directors” bölümde yapan ilk uzun metrajı “İki Şafak Arasında”, Cemil Ağacıkoğlu’nun eski polis memuru olan Hasan’ın meslekten atılması için kendisine tuzak kurduğunu düşündüğü eski arkadaşı Yahya ile olan hesabını konu edinen “Kafes”, Erkan Tahhuşoğlu’nun birlikte yaşamak zorunda kalan birbirlerinden farklı karakterlere sahip iki kardeşin hikayesini anlatan “Koridor”, Muhammet Çakıral’ın dar gelirli bir profesyonel futbolcu olan Semih’in yaşadığı sosyo-ekonomik travmaları ve çaresizliğini konu alan “Lacivert Gece”, Ferit Karahan’ın şehirden uzakta, yatılı bir okulda okuyan Yusuf’un bir anda rahatsızlanan arkadaşı Memo’yu hastaneye götürme talebinin okul yönetimi tarafından zamanında kabul görmemesi ve yoğun kar yağışıyla yolların kapanmasıyla birlikte gelişen olayları konu edinen, 71. Berlin Film Festivali’nin “Panorama Bölümü”nde yarışıp FIPRESCI Ödülü alan “Okul Tıraşı”, Ahmet Toklu’nun, semtinde basketbol oynayabilecekleri bir alan olmayan Ahmet’in bu engeli ortadan kaldırmak için bir yol bulmaya çalışmasını hikayeleştiren ve dünya prömiyerini 51. Giffoni Film Festivali’nde yapan “Pota” ve Aydın Orak’ın Diyarbakır’ın yakıcı yaz sıcağı altında yoksul bir kenar mahallede yaşayan iki kardeşin mahallelerinin hemen yanındaki lüks sitenin duvarını aşıp havuzuna girme mücadelesini anlatan ve dünya prömiyerini 37. Varşova Film Festivali‘nin “Competiton 1-2” bölümünde yapacak olan “Sabırsızlık Zamanı” isimli filmleri yarışacak.

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda 2 Türkiye Prömiyeri

9. Boğaziçi Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer alan filmlerden “Pota”ve “Sabırsızlık Zamanı” Türkiye prömiyerlerini festivalde yaparken “Anadolu Leoparı”, “Bağlılık Hasan”, “İçimdeki Kahraman”, “İki Şafak Arasında”, “Kafes”, “Koridor”, “Lacivert Gece” ve “Okul Tıraşı”filmleri ise İstanbul’da ilk gösterimlerini gerçekleştirecek.

Yönetmenlik kariyerinin başında olan isimleri desteklemek ve yönetmenlerin yeni filmlerinin önünü açmak amacıyla bu yıl ilk kez Akli Film’in katkılarıyla verilecek olan En İyi İlk Film Ödülü için ise “Anadolu Leoparı”, “İki Şafak Arasında” ve “Pota” yarışacak.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkıları, TRT’nin Kurumsal İş Ortaklığı ve Global İletişim Ortağı Anadolu Ajansı‘nın destekleriyle; Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenecek olan 9. Boğaziçi Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer alacak filmlerden bir tanesi 100.000 TL’lik En İyi Ulusal Uzun Metraj Film Ödülü’nün sahibi olacak. Yarışmada 20.000 TL’lik En İyi Yönetmen, 15.000 TL’lik En İyi Kadın Oyuncu, 15.000 TL’lik En İyi Erkek Oyuncu, 10.000 TL’lik En İyi Senaryo, 10.000 TL’lik En İyi Sinematografi ve 10.000 TL’lik En İyi Kurgu dallarında da ödüller dağıtılıyor. Ayrıca festivalin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışmasında yer alan filmlerden birine FİYAB (Film Yapımcıları Meslek Birliği) tarafından 10.000 TL’lik En İyi Yapımcı Ödülü takdim edilecek

9. Boğaziçi Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması Filmleri

 Anadolu Leoparı – Emre Kayiş

Bağlılık Hasan – Semih Kaplanoğlu

İçimdeki Kahraman – Sinan Sertel

İki Şafak Arasında – Selman Nacar

Kafes – Cemil Ağacıkoğlu

Koridor – Erkan Tahhuşoğlu

Lacivert Gece – Muhammet Çakıral

Okul Tıraşı – Ferit Karahan

Pota – Ahmet Toklu

Sabırsızlık Zamanı – Aydın Orak

 

Okumaya Devam Edin

Film Festivalleri

Adana Altın Koza Film Festivali Kapsamında “Gondol’da Film Gösterimleri”, 14 – 20 Eylül’de Açık Havada Sinema Keyfi Sunuyor!

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali kapsamında düzenlenen ücretsiz“Gondol’da Film Gösterimleri” etkinliği, gösterime girdikleri günden bu yana ilgiyle izlenen filmleri sinemaseverlerle buluşturuyor. Adanalılara açık havada film izleme keyfi sunmayı amaçlayan gösterimler, sosyal mesafeye uygun bir yerleşimle14 – 20 Eylül 2020 tarihleri arasında Seyhan Nehri’nde bulunan Gondol Marina’da gerçekleştirilecek.

Etkinlik kapsamında 14 Eylül Pazartesi akşamı “7. Koğuştaki Mucize”; 15 Eylül Salı akşamı “Selvi Boylum Al Yazmalım”; 16 Eylül Çarşamba akşamı “Aile Arasında”17 Eylül Perşembe akşamı “Arkadaş”; 18 Eylül Cuma akşamı “Yozgat Blues”; 19 Eylül Cumartesi akşamı “Ölümlü Dünya”20 Eylül Cuma akşamı ise “Züğürt Ağa” filmlerinin gösterimleri gerçekleşecek.

Başlama saati 20.00 olan “Gondol’da Film Gösterimleri”ne ücretsiz olarak katılmak için sehircilikatolyesi.org adresinden kayıt yaptırılabilir.

Okumaya Devam Edin

Facebook Sayfamızı Beğenin

Facebook Pagelike Widget

Twitter’dan takip edin!


Kaynak göstermeden alıntı yapılamaz. Tüm hakları saklıdır, https://sinematopya.com , 2019.

Trending