Connect with us

Yüce Adalet (2016) The Whole Truth

Yayın tarihi:

-

2008 yılında çektiği filmi ‘Donmuş Irmak’ ile sinema dünyasında dikkatleri üzerine çeken Amerikalı yönetmen Courtney Hurt, tarz olarak gerilimle dram konularını birleştirmekteki ustalığıyla kendisinden söz ettiriyor. Klişe lafların ötesinde, deneyim olarak zayıf gibi gözüken yönetmenin sinematolojisini dikkatli incelemek gerekli. Zira Yüce Adalet (The Whole Truth) filminin altyapısı Hurt’ün sinemasal arayışında belirgin biçimde görülüyor. Keanu Reeves ve Renée Zellweger gibi Hollywood’un önemli iki karakter oyuncusunu yanına alıp, Nicholas Kazan’ın dahiyane senaryosunu bu karışıma ekleyen yönetmen şimdiye dek yaptığı filmlerinin en iyisini bizlere sunuyor.

Yüce Adelet, babasını öldürdüğü düşünülen Mike isimli karakterin başından geçen öyküyle başlayan bir film. Mahkeme süresince babasının ölümünden sorumlu olmadığını söyleyen genç, başka hiçbir şey anlatmayarak yaşadığı süreçten kurtulmak istiyor. Aslında buna kurtulmak dersek yanılırız, çünkü Mike’ın içsel ve de psikolojik çaresizliği yaşamının ayrıntılarını ortaya çıkarmış. Ramsay’in Mike’ı savunma süreci filmin temel konusunu oluşturup, bu süreçte karşımıza çıkan şaşırtıcı olaylar olaylardaki gizemi gittikçe arttırıyor. Müvekkilini yaşadığı kısırdöngüden kurtarmak adına iç sesini dinleyen avukatın yaşadıkları cinayet sürecinin aydınlanması için farklı bakış açısı doğurmuş. Zaten bizler de film boyunca iç ses – dış ses ekseninde vuku bulan konu bütünlüğüne bakıyoruz. Gerilim ve dram ağırlıklı filmlerde tipik olarak karşımıza çıkan ‘şaşırtma’ olgusu Yüce Adalet’te de kullanıldığı için, yaşanılan olayların göründüğü gibi bitmeyeceğini anlayabiliyoruz. Bu konunun bütünsel olarak kötü olduğunu göstermez, aksine tarz olarak çizgisinden ödün vermemiş algının devamı olduğunu kanıtlar. Özellikle cinayet tarzı konuların dar alanda çekilmiş görüntüleri bizlere çarpıcı olaylar aktarmak zorunda, sonuçta çektiğiniz bir mekan filmi değil.

yüce adalet sinematopya 2

Olayın derinlemesine içine girdiğimizde polisiye sürecin dışına da çıktığımızı anlıyoruz. Babasını öldürdüğünü düşündüğümüz Mike rolünde Gabriel Basso kendisinden beklenmeyecek düzeyde durağan rol performansı ortaya koymuş. Bunu oyuncunun bilinçli yaptığını düşünüyorum, zira Ramsay’de Keanu Reeves ile girdikleri ikili çatışmada sürekli düşünen, çözüme odaklanan Reeves ile zıtlık oluşturmaları filmin kalitesini arttırmış. Senarist Kazan konunun ilk başından son sahnesine kadar hukuk sistemini eleştirmeden gerilime odaklanmış. Senaryosunu bir sistem eleştirisi olacak şekilde değil, tamamen cinayet kurgusu içinde kıvranan iki insanın dramı üzerinden sunmak akıllıca bir iş. Yönetmenin dar alana odaklanan kamera çekimleri filmdeki konu yapısını sıkıcı boyuta taşırken, bölüm bölüm ilerleyen öyküde az sonra neler olacağını bilemediğimiz için Yüce Adelet’te merak duygusu son sahneye kadar devamlı zirvede.

Filmin psikolojik olarak çözümlenmesi gereken noktaları çok yoğun. Seyirci için yönetmenin konuya bolca gizem yüklemesi birinci sınıf film oluşumunda büyük etken. Keanu Reeves’ in ikili girdapta olan bitene anlam katmak isteyen avukat betimlemesi ile yoğun makyajla adeta tanıyamadığımız Loretta karakterinde Renée Zellweger olayları sürükleyip, kaliteli yapımın ortaya çıkışını resmetmişler. Kısaca özetlersek eğer; Yüce Adalet bir özgürlük arayışının aktarıldığı film değil, tamamen bir avukatın yaşanılan süreci çözmesiyle ilgili psikolojik bir gerilim. Bu tip konuların bolca çekildiğini düşündüğümüzde, kendisine has üslubu ile Courtney Hurt’ün başarılı iş çıkardığını söyleyebiliriz.

Okumaya Devam Edin
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Rüya gibi filmler Kundura Sinema’da!

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Kundura Sinema’nın çevrimiçi izleme platformu Kundurama‘nın yeni seçkisi “Rüyanın Öte Yakası” yayında! 

New York merkezli bağımsız ve deneysel film platformu Kinescope’un kurucusu ve sinema yazarı Pawel Wieszczecinski’nin küratörlüğünde hazırlanan seçkide, izleyicinin hafızasını, zihnini ve duygularını harekete geçirmeye hazır ikisi kısa 3 film gösterilecek.

İngiliz sanatçı ve yönetmen ikili Daniel & Clara’nın 2019 yapımı belgeselleri “Notes From A Journey / Bir Yolculuktan Notlar” yalnızca görsel değil işitsel olarak da duyularımızı açmaya davet ederken; Berlin ve Cannes festivallerinin geleceğin yönetmenleri arasında gösterip desteklediği Hindistanlı genç yönetmen Payal Kapadia’nın rüyalardan ve efsanelerden beslenen ödüllü kısa filmleri de izleyiciyi geçmiş zaman masallarını andıran ruhani bir dünyanın içine çekecek.

“Rüyanın Öte Yakası” seçkisi 19 Temmuz’a dek Kundurama‘da Türkçe altyazılı ve ücretsiz izlenebilecek.

 

Okumaya Devam Edin

“Karanlık Kutunun Doğu Serüveni” Desteğinizi Bekliyor

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Prodüksiyonunu Kinema Film’in, senaristliğini ve yönetmenliğini Nihan Belgin’in üstlendiği “Karanlık Kutunun Doğu Serüveni” adlı dokü-dramanın önümüzdeki aylarda çekimlerine başlanması planlanıyor. Ön hazırlık çalışmaları yaklaşık 2 yıldır devam eden proje, Dünya’da çekilen ilk fotoğrafın izini sürerek fotoğrafın icadı ve günümüzdeki fotoğraf çılgınlığını farklı perspektiflerden anlatacak sinematografik bir anlatı olacak. Tarihteki ilk fotoğrafın çekilme anı gibi sahnelerle tarihi atmosferi yeniden canlandıracak belgesel filmde ayrıca İstanbul ve Doğu’ya dair onlarca arşiv fotoğrafı yer alacak. Filmin dış ses anlatımı ise Türkiye’nin en özel seslerinden aktör Metin Belgin yapacak.

Proje ekibi, Fongogo’da oluşturduğu kampanya sayfasıyla da izleyicilerini projenin bir parçası olmaya davet ediyor. Bütçesinin bir kısmını kitlesel fonlama yöntemiyle elde etmeyi planlayan proje, verilen destekler karşılığında destekçilerine çeşitli ödüller de sunuyor. Bağımsız sinemanın yanında olan sanatseverlerin desteğiyle hayat bulacak projenin kampanya sayfası 60 gün boyunca desteklere açık olacak.

Projeyle ilgili tüm detayların yer aldığı Fongogo kampanya sayfasına bu linkten ulaşabilirsiniz:

https://fongogo.com/Project/karanlik-kutunun-dogu-seruveni

KÜNYE
Senarist-Yönetmen: Nihan Belgin
Yapımcı: Umut Beşkırma
Görüntü Yönetmeni: Hakan Körezli
Dış Ses: Metin Belgin

www.kinemafilm.com.tr

Okumaya Devam Edin

53. Siyad Ödülleri Sahiplerini Buldu

Yayın tarihi:

-

Yazar:

Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) üyelerinin oylarıyla belirlenen 2020 yılı Türkiye Sineması’nın ‘En İyileri’, salgın koşullarında çevrimiçi yapılan ve oyuncu Tuğrul Tülek’in sunuculuğunda gerçekleşen ödül töreninde açıklandı. Ercan Kesal’ın yazıp yönettiği Nasipse Adayız, En İyi Film Ödülü dahil toplam beş ödül kazandı. Nasipse Adayız’ı dört ödülle Nuh Tepesi, üç ödülle Bina ve bir ödülle Kronoloji izlediler.

Bu yılki SİYAD Onur Ödülleri’nin sahipleri oyuncu Nur Sürer ve belgesel sinemacı Can Candan, Emek Ödülü’nün sahibi ise emektar sinema makinisti Ali Koçoğlu oldu.

 

53. SİYAD Ödülleri’nin sahiplerinin tam listesi:

En İyi Film: Nasipse Adayız

En İyi İlk Film: Nuh Tepesi

En İyi Yönetim: Ercan Kesal / Nasipse Adayız

En İyi Senaryo: Ercan Kesal / Nasipse Adayız

En İyi Kadın Oyuncu Performansı: Cemre Ebüzziya / Kronoloji

En İyi Erkek Oyuncu Performansı: Ali Atay / Nuh Tepesi

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Performansı: Selin Yeninci / Nasipse Adayız

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Performansı: İnanç Konukçu / Nasipse Adayız 

En İyi Görüntü Yönetimi: Federico Cesca / Nuh Tepesi

En İyi Müzik: Can Demirci / Bina

En İyi Kurgu: Yorgos Mavropsaridis / Nuh Tepesi

En İyi Sanat Yönetimi: Ufuk Bildibay / Bina

En İyi Fantastik Film: Bina

En İyi Orta-Uzun Metraj Belgesel: Mimaroğlu

En İyi Kısa Metraj Belgesel: Silivri’den Mektuplar (Letters from Silivri)

En İyi Kısa Film: Büyük İstanbul Depresyonu

Onur Ödülleri: Nur Sürer, Can Candan

Emek Ödülü: Ali Koçoğlu

En İyi Yabancı Film: Boyalı Kuş-The Painted Bird / Bir Film (ithalatçı)

Çevrimiçi En İyi Film: Mank / Netflix (çevrimiçi platform)

Okumaya Devam Edin

Facebook Sayfamızı Beğenin

Facebook Pagelike Widget

Twitter’dan takip edin!


Kaynak göstermeden alıntı yapılamaz. Tüm hakları saklıdır, https://sinematopya.com , 2019.

Trending